Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/7471 E. 2026/6555 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7471
Karar No
2026/6555
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1029 E., 2025/800 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.02.2025 tarihli ve 2024/309 Esas, 2025/36 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3-4a, 52, 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 30.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mükerrirliğe karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.04.2025 tarihli ve 2025/1029 Esas, 2025/800 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Kullanıcı olduğuna, uyuşturucu madde ticaretine yönelik paketleme bulunmadığına, fazla ceza verildiğine, beraatına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Gecikmesinde sakınca bulunan hal olmadan verilen arama kararının usulsüz olması sebebiyle elde edilen delillerin hukuki niteliği bulunmadığından hükme esas alınamayacağı, delil olarak kullanılamayacağı, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işleme kastı ve icrai hareketlerinin bulunmadığı, sanığın uyuşturucu maddeyi ticaret değil kullanma maksadı ile bulundurduğu, ele geçirilen maddenin kişisel kullanım sınırında kaldığı, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, olayda uyuşturucu ticaretinde kullanılan materyallerin ele geçirilmediği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, adil yargılama yapılmadığı, eksik inceleme yapıldığı, soruşturma aşamasında verdiği ifadesi hükme esas alınan tanığın kovuşturma aşamasında dinlenmediği, sanık hakkında takdiri indirimin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, suçun unsurlarının oluşmadığı, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; sanığın ikametinde uyuşturucu madde satışı yaptığı bilgisi ile yapılan çalışmalarda ikametten çıkan tanık ...'te sentetik kannobinoid ele geçirildiği, sanığın ikametinde yapılan arama sentetik kannobinoid ele geçirildiği; bu şekilde sanığın atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Suç konusu uyuşturucu maddenin miktarına bağlı olarak önem ve değeri ile oluşturduğu tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesindeki orantılılık ilkesi ile aynı Kanun'un 61. maddesindeki ölçütlere göre; temel hapis ve adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, istihbari bilgi, olay ve yakalama tutanaklarının içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, Tanık ...'in soruşturma aşamasında müdafii eşliğindeki beyanı, kriminal rapor, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin niteliği, dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün ve hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulması isabetli olduğu, uygun gerekçelerle sanık hakkındaki takdiri indirim hükümlerinin uygulama dışı bırakılmasına kabulde hukuka aykırılık olmadığı, tekerrrür hükümlerinin yanlış uygulanması ve erteleme kararına ihbarda bulunmaması hususun eleştirilmesinin isabetli olduğu anlaşılmakla sanık ve müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.04.2025 tarihli ve 2025/1029 Esas, 2025/800 Karar sayılı uyuşturucu madde ticareti suçundan kurulan kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mersin 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/7471, K. 2026/6555, T. 13.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-7471-e-2026-6555-k-8124cb748592