Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2713 E. 2026/6551 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2713
- Karar No
- 2026/6551
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/4341 Esas, 2024/4378 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.10.2024 tarihli ve 2024/243 Esas, 2024/400 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 52... . maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.12.2024 tarihli ve 2024/4341 Esas, 2024/4378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafileri istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, tutanak mümzilerinin dinlenmesi gerektiğine, cep telefonu kırılma eyleminin delil karartma olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğuna, cep telefonuna el konulup incelenmesi gerekirken sanığa iade edilmesinin eksik araştırma sayılacağına, ele geçen maddenin kişisel kullanım sınırı içinde kaldığına, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; 05.01.2024 tarihinde, kolluk ekiplerince park halindeki motosiklet üzerinde bulunan sanık ile tefrikli suça sürüklenen çocuk ...'ın yanına yaklaşıldığı sırada sanığın şüpheli hareketler sergilemesi üzerine neden telaşlı olduğu sorulduğunda üzerinde esrar olduğunu belirterek cebindeki paketçikler halindeki esrarı rızasıyla teslim ettiği, taşıma ekibi beklendiği sırada ise sanığın cebindeki cep telefonunu yere atarak üzerine bastığı ve zarar verdiği, sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağı, ele geçen maddelerin satışa hazır vaziyette birbirine yakın gramajlarda olması, sanığın delil içerme ihtimali olan cep telefonunu olay yerinde kırarak incelemeye elverişsiz hale getirmesi, kriminal rapor ile tüm dosya kapsamından sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.12.2024 tarihli ve 2024/4341 Esas, 2024/4378 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1.maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.maddesi uyarınca İzmir 20. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.05.2026 tarihinde karar verildi.