Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/7411 E. 2026/9653 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/7411
Karar No
2026/9653
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1919 Esas, 2025/995 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.01.2025 tarihli ve 2024/777 Esas, 2025/56 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/3, 188/4-a, 62, 52. ve 53. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.04.2025 tarihli ve 2025/1919 Esas, 2025/995 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlerdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek hükümlere yönelik sanıklar müdafiileri, sanık ... ile Cumhuriyet savcısının (sanıklar aleyhine) istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yetersiz gerekçe ile hüküm kurulduğuna, iştirak iradesini gösteren somut bir delilin bulunmadığına, telefondaki mesajların uyuşturucu madde ticareti ile ilgisinin olmadığına ve suç unsuru içermediğine, cep telefonu incelemesinin hukuka aykırı şekilde yapıldığına, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak beraat kararı verilmesi gerektiğine aramanın hukuka aykırı şekilde yapıldığına ilişkindir. 2. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, aramanın hukuka aykırı olduğuna, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, tanık ...'in kolluk beyanının hükme esas alınamayacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi dikkate alınarak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Sanık ... Hakkında Verilen Hükme Yönelik Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, sanık ile diğer sanığın plakası verilen araçlarla uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına ilişkin istihbari bilgi üzerine yapılan fiziki takipte, sanık ...'ın aracını park ederek ormanlık alana girdiği ve kısa süre içinde geri dönerek aracına bindiği, dur ihtarına durmayarak olay yerinden araçla kaçtığı, görevlilerce sanığın girip çıktığı ormanlık arazide üç metredeki alanda gizlenmiş vaziyette saklama kabının içerisinde uyuşturucu madde ile sekiz adet poşet parçalarının ele geçirildiği, bu sırada olay yerine sanık ...'ın elinde telefonla geldiği ve telefonda konuştuğu şahsa '... polisler geldi' şeklinde konuşarak kapattığı ve görevlilerce sanık ...'ın da yakalandığı, uyuşturucu maddelerin bulunduğu kap ve poşetlerde sanık ...'ın parmak izinin tespit edildiği, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağı, ele geçen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım miktarının üzerinde oluşu, parmak izi raporu, daha önce hakkında uyuşturucu madde kullanma suçundan ifadesi alınan tanık ...'in kolluk beyanı ve teşhisi, kriminal rapor ile tüm dosya kapsamından sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde bir isabetsizlik bulunmadığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun şekilde toplandığı, yeterli araştırma ile hüküm kurulduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sanık ... Hakkında Verilen Hükme Yönelik Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, sanık ile diğer sanığın plakası verilen araçlarla uyuşturucu madde ticareti yaptıklarına ilişkin istihbari bilgi üzerine yapılan fiziki takipte, sanık ...'ın aracını park ederek ormanlık alana girdiği ve kısa süre içinde geri dönerek aracına bindiği, dur ihtarına durmayarak olay yerinden araçla kaçtığı, görevlilerce sanığın girip çıktığı ormanlık arazide yola yaklaşık üç metre mesafedeki alanda gizlenmiş vaziyette saklama kabının içerisinde uyuşturucu madde ile sekiz adet poşet parçalarının ele geçirildiği, bu sırada olay yerine sanık ...'ın elinde telefonla geldiği ve telefonda konuştuğu şahsa '...polisler geldi' şeklinde konuşarak kapattığı ve görevlilerce sanık ...'ın da yakalandığı, uyuşturucu maddelerin bulunduğu kap ve poşetlerde sanık ...'ın parmak izinin tespit edildiği, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak; Sanık tüm aşamalarda olay yerine diğer sanık ...'ın kendisini arayarak kaza yaptığını olay yerine polislerin geldiğini, telefonunu oraya attığını ve telefonunu alıp getirmesini istemesi üzerine gittiğini söyleyerek ele geçen maddelerle ilgisinin olmadığına ilişkin savunması, sanığın telefon kayıtlarının incelenmesinde suça konu ormanlık alanda ele geçen maddelerle bağlantısını gösterecek somut bir delilin bulunmaması, ikametinde ve üzerinde yapılan aramalarda suç unsurlarının ele geçmemesi, hakkında istihbari bilgi dışında aleyhine bir delil ve kendisinde uyuşturucu madde ele geçmeyen sanığın savunmasının aksine, diğer sanık ...'ın suçuna iştirak ettiğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR 1. Sanık ... Hakkında Verilen Hükme Yönelik Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.04.2025 tarihli ve 2025/1919 Esas, 2025/995 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 2. Sanık ... Hakkında Verilen Hükme Yönelik Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 24.04.2025 tarihli ve 2025/1919 Esas, 2025/995 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1.maddesi uyarınca Bodrum 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.07.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/7411, K. 2026/9653, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-7411-e-2026-9653-k-d3e19bba94ed