Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/4535 E. 2025/7271 K. – Hükümlü Veya

Konu: Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4535
Karar No
2025/7271
Karar Tarihi
Konu
Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması

MAHKEMELER :... 1. Asliye Ceza Mahkemesi Perşembe Asliye Ceza Mahkemesi TARİHLERİ : 19.01.2021(... 1.Asliye Ceza Mahkemesi) 20.11.2020 (Perşembe Asliye Ceza Mahkemesi) SAYISI : 2020/214 Esas, 2021/10 Karar (Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesi) 2019/305 Esas, 2020/330 Karar (Perşembe Asliye Ceza Mahkemesi) HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Espiye 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.01.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292/1.62/1. maddeleri ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddesi uyarınca 3 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmüm, itiraz edilmeksizin 16.03.2021 tarihinde kesinleşmiştir. Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.11.2020 tarihli kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 292/1, 62/1.maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmüm, istinaf edilmeksizin 15.01.2021 tarihinde kesinleşmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. fıkrası uyarınca, 14.04.2025 tarihli 2025/4682 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49269 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.04.2025 tarihli ve KYB-2025/49269 yararına bozma isteminin; “Dosyalar kapsamına göre;... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/214 esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 04/06/2019 iddianame düzenleme tarihinin ise 08/07/2019 olduğu, Perşembe Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/305 esas esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 18/06/2019, iddianame düzenleme tarihinin 08/07/2019 olduğu, her iki suçun da iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, her bir eylem için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE Hükümlü veya tutuklunun kaçması suçu niteliği itibariyle sürekliliği gerektirmektedir. Ancak bu durum, yıllarca devam eden fiilin her zaman tek bir suçu oluşturacağı şeklinde de yorumlanmamalıdır. Fiili veya hukuki kesintinin varlığı halinde ayrı suçların oluştuğu kabul edilmelidir. Hukuki kesinti iddianamenin düzenlenmesi, mahkûmiyet kararı, vazgeçme üzerine verilen düşme kararı, af yasası gibi durumların ortaya çıkması ile gerçekleşmektedir. Fiili kesinti ise failin eylemine ara vermesi veya yakalanması, tutuklanması, askere gitmesi, uzun süre hastanede yatması gibi bir nedenle eylemin sürdürülememesi hallerinde meydana gelmektedir. Bu durumlarda eylemlerin gerçekleştirildiği yer ve araya giren zaman aralığı, yeni bir suç işleme kararı, fiili kesintinin gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti açısından önem arz etmektedir. Sanığa yüklenen iki eylem arasında hukuki veya fiili kesinti olmadığı durumda eylemin tek suç olarak değerlendirilmesi gerektiği, ancak iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin ya da yeni bir suç işleme kararının varlığı kabul edilebilecek yakalanma, tutuklanma gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu kabul edilerek sanığın her bir eylemi için ayrı ayrı cezalandırılması gerektiği hususu Dairemizin yerleşik içtihatları ile kabul edilmektedir. İnceleme konusu somut olaya ilişkin, hükümlünün 04.06.2019 tarihinde... Açık Ceza İnfaz kurumundan firar ettiği, buna ilişkin tutanak tanzim edildiği akabinde yakalandığı ... Açık Ceza İnfaz kurumuna gönderildiği, 18.06.2019 tarihinde ise ... Açık Ceza İnfaz Kurumundan firar ettiği, buna ilişkin tutanak tanzim edildiği, 04.06.2019 tarihli eylemi sonrası yakalanması ve yeniden ceza infaz kurumuna gönderilmesi ile fiili kesintinin oluştuğu, 18.06.2019 tarihinde ise yine hükümlünün açık ceza infaz kurumundan firar ederek hükümlü veya tutuklunun kaçması suçunu işlediği, eyleminin ayrı bir suç işleme kararı kapsamında kalıp ayrı bir suç teşkil ettiği ve yeni bir suç işleme kararıyla hareket eden hükümlünün eylemlerinin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alınarak, aynı nitelikteki iki ayrı suçtan iki defa cezalandırılmasının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/4535, K. 2025/7271, T. 02.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-4535-e-2025-7271-k-e3228ffba53c