Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/291 E. 2025/6346 K. – Hakkı Olmayan

Konu: Hakkı Olmayan Yere Tecavüz

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/291
Karar No
2025/6346
Karar Tarihi
Konu
Hakkı Olmayan Yere Tecavüz

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/416 E. 2024/188 K. SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

... Cumhuriyet Başsavcılığının 13.07.2023 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 154/2. maddesi delaletiyle 154/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde ... 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 154/2. maddesi delaletiyle 154/1, 62, 52/2. maddeleri uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verildiği, söz konusu kararın, kesin olmak üzere verildiği ve kararın verildiği tarih olan 14.03.2024 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2024 tarihli ve 2024/13402 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.01.2025 tarihli ve ... sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 154/2. maddesi delaletiyle 154/1. maddesinde yer alan '' Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan kimseye suçtan zarar görenin şikayeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası verilir'' hükmü uyarınca mahkûmiyetine hükmedildiği, anılan madde uyarınca söz konusu suçun cezasının üç yıla kadar hapis ve bin güne kadar adli para cezası olarak öngörüldüğü, incelemeye konu kararda ise sanık hakkında sadece 150 gün adli para cezasına hükmedildiği anlaşılmış olup, adli para cezasının yanında ayrıca hapis cezasına da hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin eksik ceza tayini ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE Her ne kadar kanun yararına bozma isteminde, 5237 sayılı Kanun'un 154/1. maddesi uyarınca hapis cezası yanında ayrıca adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinden dolayı bozma talebinde bulunulmuş ise de, kanun yararına bozma sonucu hükümlü aleyhine karar verilemeyeceğinden istemin bu yönden reddine karar vermek gerekmekte ise de, Dosya kapsamında yapılan incelemede, hatalı olarak belirlenen cezaya göre hükmün kesin olarak verildiğinin belirtildiği, ancak bu hükme yönelik Cumhuriyet savcısının kanun yararına bozma isteminde belirtilen nedene dayalı olarak istinaf talebinde bulunduğu, öte yandan kararın kesin olduğunun belirtilmesi nedeniyle katılan kurum vekilinin de vekalet ücretine ilişkin dilekçesini kanun yararına bozma dilekçesi olarak sunduğu, Mahkemece verilen ek kararda, kararın kesin olduğu belirtilerek Cumhuriyet savcısının istinaf talebinin reddine, katılan kurum vekilinin kanun yararına bozma talebine ilişkin ise bu kanun yoluna ilişkin işlemlerin yapılmasına yönelik karar verildiği, oysa ki hükmün, verildiği tarih itibariyla istinaf kanun yoluna tabi olduğu, Mahkemece hatalı olarak hükmün kesin olarak verilmesinin kararın tebliğini ve kanun yoluna başvuru hakkını ortadan kaldırmayacağı belirlenmekle, kararın hükümlüye tebliğ edilmemesi ve yasal süre içerisinde olduğu belirlenen Cumhuriyet savcısı ile katılan kurum vekilinin dilekçelerinin istinaf başvurusu niteliğinde olması nedeniyle kesinleşmediği anlaşılan hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/291, K. 2025/6346, T. 08.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-291-e-2025-6346-k-a1b1967cf00f