Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2683 E. 2025/4558 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2683
Karar No
2025/4558
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/28 E., 2024/280 K. SUÇLAR : Tehdit, genel güvenliği tehlikeye sokma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Pınarbaşı(Kayseri) Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2023/28 Esas, 2024/280 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 16/1-1, 62, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, genel güvenliği tehlikeye sokma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 170/1-c, 62 ve 58. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın müdafiinin Temyiz İstemi Sanık hakkındaki cezaların adli para cezasına çevrilmesine, ertelenmesine veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü sanığın, cami yanında av tüfeği ile havaya ateş ettiği ve mağdur ...'ya "seni öldüreceğim" şeklinde tehditte bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; 1.Sanık hakkında genel güvenliği tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığın, yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 170/1-c. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, öngörüldüğü anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-a maddesi uyarınca, Yargıtay bozma ilamı öncesinde zamanaşımı süresini kesen son işlemin 04.04.2016 tarihli mahkumiyet kararı olduğu dikkate alınarak, bu tarihten , seri muhakeme işlemleri sırasındaki, seri muhakeme usulünün uygulanması için verilen 13.04.2023 tarihli durma kararı ile sanığın seri muhakeme usulü uygulamasını kabul etmediği 05.11.2023 tarihi arasında geçen durma süresi de belirtilen olağan zamanaşımı süresine eklendikten sonra bozma ilamı sonrası verilen 08.10.2024 tarihli mahkûmiyet hükmüne kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmemiş olduğu anlaşılmakla Tebliğnamedeki zamanaşımı nedeni ile düşme kararı verilmesi gerektiğine ilişkin görüşe iştirak edilmemiştir. Olay tutanakları, mağdur beyanları, sanığın svaplarında mağdur beyanları ile uyumlu şekilde atış artıklarının bulunmasına göre, sanığın, havaya ateş ederek genel güvenliği tehlikeye düşürdüğüne dair kabulde, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmemesinde ve ertelenmemesinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığın tehdit suçundan dolayı silah kullanmadığı anlaşıldığından, sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-1. cümle maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 04.04.2016 tarihli bozma öncesi ilk mahkumiyet kararının verildiği tarihten sanık hakkında ikinci mahkumiyet kararının verildiği 08.10.2024 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

III. KARAR 1.Sanık hakkında genel güvenliği tehlikeye sokma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Gerekçe bölümünde 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle Pınarbaşı (Kayseri) Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2024 tarihli ve 2023/28 Esas, 2024/280 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 2.Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; Gerekçe bölümünde 2 numaralı bentte açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.06.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/2683, K. 2025/4558, T. 03.06.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-2683-e-2025-4558-k-2be15d24cb3f