Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/2198 E. 2026/7981 K. – İftira
Konu: İftira
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2198
- Karar No
- 2026/7981
- Karar Tarihi
- Konu
- İftira
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/358 Esas, 2024/1533 Karar SUÇ : İftira HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlamı Mahkemesince sanık hakkında iftira suçundan verilen beraat kararının katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 2023/4504 Esas, 2024/69 Karar sayılı ilamında; temyize konu iftira suçu yönünden yapılan incelemede "...sanığın katılan ile aralarında devam eden boşanma davası nedeniyle, işlemediğini bildiği halde, katılan hakkında, amiri olan .... ile aralarında gönül ilişkisi bulunduğunu, hal ve davranışları ile mesai bitimindeki sosyal çevredeki yaşam tarzının, çalıştığı kurumun itibarına zarar getirdiği iddiasıyla ilgili Kurum'a şikayette bulunması üzerine başlatılan soruşturmada, gerçeği yansıtan ciddi ve somut bulgular bulunmadığının tespit edilmesi karşısında; sanığın eyleminin, yasal unsurları itibariyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 267. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen iftira suçunu oluşturduğu gözetilmeden, mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi..." hukuka aykırı bulunmakla hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci Bozma kararı sonrasında sanık hakkında iftira suçundan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 26.09.2024 tarihli ve 2024/358 Esas, 2024/1533 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267/1, 62/1, 53, ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın fiilinin iftira suçunun unsurlarını oluşturmadığı, dilekçe hakkının kullanılması kapsamında olduğu, haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiği, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın; suç tarihinde boşanma aşamasında olduğu eski eşinin çalışmış olduğu kuruma hitaben yazdığı şikayet dilekçesi ile katılan ve kurumda beraber çalıştığı amiri ... ile aralarında gönül ilişkisi olduğu iddiasıyla katılana iffetsizlik isnadında bulunarak katılan hakkında idari soruşturma açılmasına sebebiyet verdiği, kurum tarafından yapılan idari soruşturma neticesinde isnatlar hakkında somut bulgular bulunmadığının tespit edilmesiyle sanığın, katılana yönelik iffetsizlik isnadında bulunarak hakkında idari soruşturma başlatılmasına sebep olmak sureti ile iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargıtay bozma ilamı sonrası yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın eyleminin iftira suçunun unsurlarını oluşturduğunun saptandığı anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin, 26.09.2024 tarihli ve 2024/358 Esas, 2024/1533 Karar sayılı kararında; sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.