Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/27597 E. 2026/3781 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/27597
- Karar No
- 2026/3781
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/77 E., 2020/70 K. SUÇLAR : Dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık, başkasına ait kimlik ve kimlik bilgilerinin kullanılması HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düşme
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Açısından Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Adıyaman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2012 tarihli kararı ile sanığın TCK'nın 142/1-b maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan hükmün münhasıran sanık müdafii tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 30.10.2018 tarihli ve 2015/13005 Esas, 2018/7286 Karar sayılı kararı ile eylemin TCK'nın 158/1-a maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçuna temas edip etmeyeceğinin değerlendirilmesi bakımından ağır ceza mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerektiğinden bahisle bozulduğu, Mahkemesince bozmaya uyularak 22.11.2018 tarihli görevsizlik kararı üzerine dosyanın Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği ve sanık hakkında TCK'nın 158/1-a maddesine göre neticeten 3 yıl hapis ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ancak bozmaya konu ilk hükümde aleyhe temyiz bulunmadığı cihetle bu hükümde verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden, aleyhe uygulama yapılmak suretiyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesine aykırı davranılması,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. Maddesi gereği, hüküm fıkrasına "5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç ceza miktarı itibarıyla sanığın 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına," ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B. Başkasına Ait Kimlik ve Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçu Açısından Suçun işlendiği tarih 21.05.2007 olsa da; 5237 sayılı TCK'nın 267/8. maddesinde belirtildiği üzere "iftira suçundan dolayı dava zamanaşımı mağdurun fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten başlar" hükmü göz önüne alındığında inceleme konusu dosyanın arasına alınan Adıyaman 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 03.03.2009 tarihli ve 2007/491 Esas, 2009/69 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde hakkında dava açılan mağdur ...'ün gerçek kimlik bilgilerinin başkası tarafından kullanıldığı tespit edilerek CMK'nın 223/2-b maddesi gereği beraat kararı verildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 02.06.2009 olduğu, başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçu yönünden dava zamanaşımının da mağdurun suçu işlemediğinin sabit olduğu 02.06.2009 tarihinden itibaren başladığı dikkate alındığında;
Sanığa yüklenen “başkasına ait kimlik ve kimlik bilgilerinin kullanılması” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4 maddesinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 02.06.2009 tarihinden inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.