Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/15066 E. 2026/7991 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/15066
- Karar No
- 2026/7991
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3340 E., 2025/2025 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ... 36. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2025 tarihli ve 2024/371 Esas, 2025/150 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3,4-b. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis ve 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 15.10.2025 tarihli ve 2025/3340 Esas, 2025/2025 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Sanığın temyiz istemi, savunmalarının duruşma zaptına geçirilmediğine, parmak izinin tespit edilmediğine, uyuşturucu maddelerin bulunduğu evin kendisine ait olmadığına ve burada yaşamadığına, tanığın polisler tarafından tehdit edilmesi nedeniyle aleyhine ifade verdiğine yöneliktir. 2.Sanık müdafinin temyiz istemi, sanığın tanığı tanımadığına, tanığın polisler tarafından korkutulduğuna, uyuşturucu maddelerin ele geçtiği yerin sanığa ait olmadığına, söz konusu evde sanığın kişisel eşyasının dahi bulunmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde sanığın uyuşturucu madde sattığı yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine, kullanıcı tanıktan ve sanığın bulunduğu evden uyuşturucu maddeler ele geçmesi nedeniyle sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkin olarak, Sanığın yaşadığı evden ele geçen madde miktarı göz önüne alındığında alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Olay tutanağı, sanık savunmaları, tanık ifadeleri, uzmanlık raporları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde sanığın uyuşturucu madde sattığı yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine fiziki takibe başlandığı, sanığın tanıkla yol üzerinde görüştüğü ve taraflar arasında birşeyler alınıp verildiğinin görüldüğü, tanık durdurulduğunda üzerinde kenevir bitkisi bulunduğu ve alınan ifadesinde söz konusu maddeyi sanıktan aldığını beyan ederek sanığı teşhis ettiği, sanığın yaşadığı evin tespit edilerek evde yapılan aramada kullanım sınırı üzerinde kenevir bitkisi ele geçtiği olayda, tanık ifade ile teşhisi, sanığın yaşadığı adreste yapılan aramada kulanım sınırı üzerinde kenevir bitkisi ele geçmesi bir arada değerlendirildiğinde, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup, söz konusu adreste sanığın parmak izinin tespit edildiği, tanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesini 2 müdafii eşliğinde verdiği anlaşıldığından tanığın polislerin tehditi nedeniyle aleyhe ifade verdiğine dair iddianın hayatın olağan akışına uygun düşmediği, sanık hakkında TCK'nın 188/4-a. maddesinin uygulanmadığı da anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinden görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda yukarıda yer alan eleştiri ve düzeltilmesi gereken husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazate' de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında "...5272 SAYILI YASANIN 108/3 MADDESİ GEREĞİNCE KOŞULLU SALIVERİLME HÜKÜMLERİNİN UYGULANMAMASINA " karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
III. KARAR Gerekçe bölümünnde açıklanan nedenle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesinin, 15.10.2025 tarihli ve 2025/3340 Esas, 2025/2025 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün tekerrür ile ilgili koşullu salıverilmeden yararlanılmamasına ilişkin 11. paragrafının hükümden çıkarılması suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 36. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 36. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.06.2026 tarihinde karar verildi.