Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/13726 E. 2026/3708 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/13726
- Karar No
- 2026/3708
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/1757 E., 2025/1528 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kayseri 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.06.2025 tarihli ve 2025/117 Esas, 2025/281 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62... . maddeleri uyarınca 13... ay hapis ve 137.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 01.09.2025 tarihli ve 2025/1757 Esas, 2025/1528 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii tarafından yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık müdafiinin temyiz istemi Arama işleminin usulsüz olması sebebiyle elde edilen delillerin hukuki niteliği bulunmadığından hükme esas alınamayacağına, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işleme kastı ve icrai hareketlerinin bulunmadığına, sanığın uyuşturucu madde kullanıcısı olup ticaretini yapmadığına, suç vasfının hatalı tayin edildiğine, ele geçirilen maddenin kişisel kullanım sınırında kaldığına, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğine, olayda uyuşturucu ticaretinde kullanılan materyallerin ele geçirilmediğine, şüphenin sanık lehine yorumlanması gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanık lehine olan delillerin ve savunmasının dikkate alınmadığına, usul ve yasaya aykırı olan kararın bozulması ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay günü sanığın yanındaki Mehmet isimli şahısla birlikte 38 ** 476 plakalı araçta yüklü miktarda uyuşturucu bulundurup sattığına ilişkin istihbari bilgi elde edilmesi üzerine aracın yeri tespit edilerek kolluk ekiplerince yapılan fiziki takipte park halinde bulunan araçta sanık ile birlikte Mehmet isimli kişinin oturur vaziyette görüldüğü, müdahale edilmesi üzerine sanığın panikle ön yolcu kapısından çıkarak elinde bulunan poşeti yırtıp araç içine doğru attığı, usulüne uygun alınan karar uyarınca araçta yapılan aramada kullanım sınırının çok üzerinde uyuşturucu ele geçirildiği, sanığın bu şekilde atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Dosyada bulunan kolluk tutanakları, arama kararı ve tutanağı, 28.02.2025 tarihli kriminal rapor, uyuşturucunun ele geçirilme şekli ve türüne göre miktarının kullanım sınırının çok üzerinde olması, tanık ifadeleri ile sanığın savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun’un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır;
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 01.09.2025 tarihli ve 2025/1757 Esas, 2025/1528 Karar sayılı kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2026 tarihinde karar verildi.