Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/13203 E. 2026/7245 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/13203
Karar No
2026/7245
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2646 E., 2025/1895 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.07.2025 tarihli ve 2025/313 Esas, 2025/405 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 53... . maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ve 150.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.09.2025 tarihli ve 2025/2646 Esas, 2025/1895 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eksik inceleme ile karar verildiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, Bölge Adliye Mahkemesi kararının yeterli gerekçe içermediğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sanık hakkında takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde çarşı ve mahalle bekçilerinin yapmış oldukları uygulama sırasında durumundan şüphelenilerek durdurulan sanığın yapılan kaba üst yoklaması sırasında montunun cebinde bulunan sentetik kannabinoidi ve gabapentin içeren tabletleri rızası ile teslim ettiği, sanığın yanında bulunan hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı soruşturma yürütülen tanık ....'nın üzerinden de sentetik kannbinoid bulunduğu olayda sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. Olay tutanakları, sanıktan ele geçen maddenin ele geçiriliş şekli de dikkate alındığında cinsi ve miktarının kişisel kullanım sınırlarının üzerinde olması, usulüne uygun şekilde yapılan telefon incelemesinde uyuşturucu madde ticaretine ilişkin mesajların tespit edilmesine göre, sanığın kendisinden ele geçen uyuşturucu maddeyi satış amaçlı bulundurduğuna dair kabulde, koşulları bulunmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında, dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, kovuşturma evresinde eksik soruşturma yürütülerek hüküm kurulduğuna dair temyiz itirazlarının yerinde görülmediği, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün gerekçe kısmında İlk Derece Mahkemesinin gerekçesine atıfta bulunulduğunun ve gerekçenin yerinde olduğunun tespit edilmesi karşısında gerekçenin 5271 sayılı Kanun’un aradığı şartları taşıdığı, savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak bir işlem tespit edilemediği, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda ve tanığın uyuşturucu maddeyi sanıktan almadığını beyan etmesi ile tanıktan ele geçen maddeye ait kriminal rapor bulunmasa dahi diğer delillerle suç sübut bulduğundan tanıktan ele geçen kriminal raporun dosya arasında bulunmamasının sonuca etkili görülmediği yönündeki görüşünde aşağıda belirtilen düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve hükümden önce, 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesinin; “...Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz.” şeklinde düzenlenmesi karşısında sanığın denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infaz edilmesi durumunda da velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından hak yoksunluğunun uygulanamayacağının gözetilmemesi, 3. Sanığın adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas olduğu anlaşılan sabıkalarından en ağır cezayı içeren Yıldızeli Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/301 Esas ve 2016/137 Karar sayılı kararı ile nitelikli hırsızlık suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine, daha az cezayı içeren Tarsus 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/470 Esas ve 2019/208 Karar sayılı kararı ile tehdit suçundan verilen 2.240,00 TL adli para cezasının tekerrüre esas alınması suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 58... sayılı Kanun'un 108/2. maddelerine aykırı davranılması, Hukuka aykırı görülmüş ise de bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 22.09.2025 tarihli ve 2025/2646 Esas, 2025/1895 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesinin hüküm fıkrasının; 1. 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümünün çıkarılması ve yerine "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibaresinin yazılması" 2. 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkarılması ve yerine "Yıldızeli Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/301 esas ve 2016/137 karar sayılı ilamı ile verilen 2 yıl 1 ay hapis cezası nedeniyle, hükmolunan cezanın TCK’nın 58. maddesinin 6 ve 7. fıkraları uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezasının infazından sonra sanık hakkında denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına; ancak sanığın kazanılmış hakkı nedeniyle infaz sırasında tekerrüre esas alınan ceza miktarının 2.240,00 TL adli para cezası olarak dikkate alınmasına” ibaresinin yazılması, suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Tarsus 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/13203, K. 2026/7245, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-13203-e-2026-7245-k-53eb93a89b1d