Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/13005 E. 2026/4475 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/13005
- Karar No
- 2026/4475
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2331 E., 2025/1939 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.07.2025 tarihli ve 2025/61 Esas, 2025/184 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 53, 58. maddeleri uyarınca 13... ay hapis ve 137.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 09.10.2025 tarihli ve 2025/2331 Esas, 2025/1939 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1 ve 303/1. maddeleri uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri; Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, ele geçen uyuşturucu maddenin kullanmak için bulundurulduğuna, yeterli delil bulunmadığına, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna, kararın gerekçesiz olduğuna, savunma yapılabilmesi için yeterli süre verilmediğine, kısa karar ile gerekçeli kararı imzalayan zabıt katiplerinin farklı olması nedeniyle verilen kararın hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; olay günü kolluk görevlilerince yapılan yol uygulamasında sanığa ait olan ve onun sevk ve idaresindeki durumundan şüphelenilerek durdurulan ... plaka sayılı aracın, şoför koltuğu üzerinde bulunan 1 adet ... hap ile vites konsolu üzerinde şeffaf poşet içerisinde ... maddesinin ele geçirildiği, daha sonra Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama kararına istinaden araç içerisinde yapılan aramada aracın sağ arka koltuk paspası üzerinde şeffaf poşet parçaları ile esrar elde edilmesine elverişli kenevir bitkisi parçalarının, sanığın üst aramasında ise pantolonunun sağ arka cebinde ... maddesinin ele geçirildiği ve sanığın bu şekilde uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, sanık savunmaları, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, uzmanlık raporu, tanık beyanı ve tüm dosya kapsamındaki delillere göre, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediğine dair kabulde ve koşulları oluşmadığından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı, sanığın savunma hakkının ihlal edilmediği, gerekçeli kararı imzalayan katibin farklı olmasını yasaklayan bir hüküm bulunmadığı, zabıt katibinin görevinin hakim tarafından yazılması istenen hususları zapta geçirmekten ibaret olduğu, hüküm kurulmasına ve hükmün içeriğine hukuken bir katkısının aranmadığı ve gerekçeli kararın yazılmasında da tek başına herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığı, hükmün hukuka uygun olarak verildiği anlaşıldığından sanık ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. İlk Derece Mahkemesince taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geriye kalan miktarın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse "çevrileceğinin" ihtarı yerine "çevrilebileceğinin" ihtarına karar verilmesi hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 09.10.2025 tarihli ve 2025/2331 Esas, 2025/1939 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesinin hüküm fıkrasının adli para cezasına ilişkin bölümünde yer alan "çevrilebileceğinin" ibaresinin çıkartılarak yerine "çevrileceğinin" ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Mardin 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.