Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/12574 E. 2026/8633 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/12574
- Karar No
- 2026/8633
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3946 E., 2025/3811 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.05.2025 tarihli ve 2024/453 Esas, 2025/370 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a-b, 62, 52, 53... /6. maddeleri uyarınca 13... ay 15 gün hapis cezası ve 26.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.09.2025 tarihli ve 2025/3946 Esas, 2025/3811 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Suçun unsurlarının oluşmadığına, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delil bulunmadığına, ele geçen uyuşturucu maddenin içinde taş ve kum gibi maddelerin de olduğuna, sanığın sadece uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188/4-a-b maddelerinin uygulanmaması gerektiğine, etkin pişmanlık koşullarının oluştuğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, istihbari bilgi üzerine yapılan fiziki takipte, sanık ile tanık ....'nin cami yakında buluştukları, tanığın elinde ağız açık şeffaf poşet tuttuğu, sanığın da beyaz poşet parçası ile bir şeylerle uğraştığı görülünce yanlarına gidildiği, görevlileri gören tanığın olay yerinden kaçtığı ve daha sonra kamera görüntülerinden kimliği tespit edildiği, sanığın ise motosikletle düştüğü esnada sentetik kannabinoidlerin yere döküldüğü, sanığın suça konu uyuşturucu maddeyi tanığa satmaya çalışırken yakalandığı, sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurduğu iddiasına ilişkin olarak; 1.Sanığın tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihi 08.12.2023 olduğu halde 30.11.2023 şeklinde yazılması; sanık hakkında hükmedilen sonuç 1312 gün adli para cezasının para cinsinden adli para cezasına çevrilmesi sırasında sonuç adli para cezasının günlüğü 20.00 TL'den hesaplanıp sonuç cezanın 26.240,00 TL bulunmasına rağmen '' 1312 gün '' şeklinde yazılması gerekirken '' 1250 gün '' şeklinde yazılması, sonuç adli para cezasının doğru hesaplanması nedeniyle mahallinde düzeltilmesi maddi hata olarak kabul edilmiştir. 2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay tutanağı, uyuşturucu maddelerin ele geçiriliş şekli ve biçimi, tanık ....'nin soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde alınan beyanı, tutanak mümzilerinin ifadesi, ele geçen uyuşturucu maddenin kişisel kullanım miktarının üzerinde oluşu, kriminal rapor ile tüm dosya kapsamından sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 188/4-a-b maddesinin uygulanmasında, koşulları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.09.2025 tarihli ve 2025/3946 Esas, 2025/3811 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1.maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1.maddesi uyarınca Aksaray 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.06.2026 tarihinde karar verildi.