Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/12016 E. 2026/5878 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2025/12016
Karar No
2026/5878
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3257 E., 2025/3133 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanığın duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Karşıyaka 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2025 tarihli ve 2025/424 Esas, 2025/448 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52, 53, 54... maddeleri uyarınca 16... ay hapis ve 180.000TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 10.09.2025 tarihli ve 2025/3257 Esas, 2025/3133 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca sanık lehine etkin pişmanlık indirimi uygulanmak suretiyle düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık indiriminin azami oran üzerinden uygulanması gerektiğine, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192/1, 191/1 ve 193/1 maddeleri uygulanması gerektiği, ruh sağlığının iyi olmaması nedeniyle rapor alınması gerektiği, eksik inceleme yapıldığı, delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, uyuşturucu madde satığına dair istihbari bilgi ve ihbar üzerine sanığın kaldığı dairenin bulunduğu koridorda, daire kapısının sol tarafında yangın söndürme hortumunun bulunduğu dolap içerisinde, hortumun arkasına saklanmış vaziyette üzerinde çok sayıda kilitli şeffaf poşet, 1 adet çalışır vaziyette uyuşturucu madde kırıntıları bulunan hassas terazi, kullanma miktarının üzerinde kokain maddesinin ele geçtiği, sanığın ticari amaçla uyuşturucu madde bulundurmak suretiyle uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a fıkrasına göre Bölge Adliye Mahkemesi ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, “303 üncü maddenin birinci fıkrasının "(a), (c), (d)", (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,” karar verileceği belirtilmiştir. Dava dosyası kapsamına göre; İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesince suça konu uyuşturucu maddeler daire kapısı önündeki yangın söndürme hortumunun bulunduğu dolap içinde ele geçirilmiş olup, apartmanın koridorunda olduğu anlaşılan bu yerin başkalarınca da ulaşılabilir kamusal bir alan olduğu gözetildiğinde, sanık ikrarı ile etkin pişmanlık göstererek suçunu ortaya çıkartmış olmakla, hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği, bu hususta hükmün düzeltilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla, hükmün 3 no.lu paragrafı hükümden çıkartılarak yerine; " Sanığın suçunun ortaya çıkmasına yardım etmek suretiyle etkin pişmanlık gösterdiği sabit görülmekle, TCK 192/3. maddesi gereğince, yaptığı yardımın boyutu da dikkate alınarak cezasında taktiren 1/3 oranında indirim uygulanarak, sanığın 11 yıl hapis ve 1200 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına " ibaresinin eklenilmesine; hükmün 5 no.lu ve 6 no.lu Paragraflarında; "...180.000..." ibaresi hükümden çıkartılarak yerine "...120.000..." ibaresi yazılmak suretiyle hükmün 5271 sayılı Kanunun 280/1-c maddesi gereğince düzeltilerek esastan reddine karar verilmiş ise de, mahkemece dayanılan düzeltme sebebinin 5271 sayılı Kanunun 280/1-a maddesi atfı ile aynı Kanun'un 303/1-a, c, d, e, f, g ve h bentleri kapsamında bulunmadığı, aynı Kanun'un 280/1-c maddesinde düzenlenen başka bir araştırmaya ihtiyaç duyulmadan cezayı kaldıran veya cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsî sebeplere ya da şahsî cezasızlık sebeplerine bağlı daha az ceza verilmesini gerektiren bir durumun bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak hüküm kurulması gerekli iken bu usule uyulmaksızın hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, sair yönleri incelenmeyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesinin, 10.09.2025 tarihli ve 2025/3257 Esas, 2025/3133 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. ve 283. maddeleri uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca bozma sebebine göre, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2025/12016, K. 2026/5878, T. 05.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2025-12016-e-2026-5878-k-6b87750205cd