Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2025/11142 E. 2026/3209 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/11142
- Karar No
- 2026/3209
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2219 Esas, 2025/1409 Karar SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.04.2025 tarihli ve 2024/363 Esas, 2025/231 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 43/1, 62/1, 53... . maddeleri uyarınca 15... ay 15 gün hapis cezası, 31.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimi uyarınca çektirilmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.07.2025 tarihli ve 2025/2219 Esas, 2025/1409 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, delillerin değerlendirilmesinin yanlış olduğuna, tanıkların beyanlarında sanıktan almadıklarını beyan ettiklerine, beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın sabit görülen üç eylemi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43/1 maddesi uyarınca arttırımın daha yüksek uygulanması gerekirken, alt hadden uygulanması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dava dosyası kapsamına göre; Sulh Ceza Hakimliğince sanığın kullandığı telefon hattına ilişkin iletişim tespiti kararı verildiği, 01.05.2023 tarihinde telefon görüşmelerinde madde alışverişi olabileceği değerlendirilmekle fizike takibe başlandığı, sanığın önce kullanıcı tanık A.F. ile görüştüğü, aralarında alışverişin görülmesi akabinde kullanıcı tanığın kolluk görevlileri tarafından durdurulduğu ve üzerinde sentetik kannabinoidler grubunda yer alan maddenin bulunduğu, kullanıcı tanığın maddeyi sanıktan almadığını beyan ettiği, tape kayıtlarından madde alışverişi olacağının değerlendirilmesi üzerine kolluk görevlilerince yeniden fiziki takibin başlandığı, sanığın kullanıcı tanık .......... ile buluştuğu, sanık ile kullanıcı tanık ayrıldıktan sonra kullanıcı tanık ......... kolluk görevlileri tarafından durdurulduğu ve üzerinde sentetik kannabinoidler grubunda yer alan maddenin bulunduğu, kullanıcı tanığın savcılık beyanında maddeyi sanıktan aldığını beyan ettiği, 12.05.2023 tarihinde kolluk görevlileri tarafından sanık ve kullanıcı tanık .......... buluştuğu ve aralarında alışverişin görüldüğü, akabinde durdurulan tanıkta sentetik kannabinoidler grubunda yer alan maddenin ele geçirildiği, kullanıcı tanığın savcılık beyanında maddeyi sanıktan aldığını beyan ettiği, 14.05.2023 tarihinde ana operasyon yapıldığı olayda, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin, delillerin toplanmasının, iletişimin tespiti kararının usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, tutanak mümzi beyanları, tape kayıtları, bilirkişi raporarı ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde isabetsizlik bulunmamakla, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda yukarıda eleştiri nedeni yapılan husus haricinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 11.07.2025 tarihli ve 2025/2219 Esas, 2025/1409 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Batman 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2026 tarihinde karar verildi.