Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/26204 E. 2025/7593 K. – Kişiyi Hürriyeti

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/26204
Karar No
2025/7593
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/309 E., 2024/415 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, sanığın hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Mağdur ...'un sanık hakkında şikayetçi olmadığı bu sebeple katılan sıfatının bulunmadığı nazara alınarak mağdur vekilinin temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

I. HUKUKİ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlamı Kemer 1. Asliye Ceza Mahkemisinin, 07.03.2022 tarihli ve 2022/55 Esas, 2022/232 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı, katılan vekili ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 05.03.2024 tarihli ve 2022/3636 Esas, 2024/2102 Karar sayılı kararı ile önceki bozma kararında da işaret edildiği üzere sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması ve suçta kullanılan ipin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verilmiştir.

B. Yargıtay Bozma İlamından Sonraki Yargılama Süreci Kemer 1. Asliye Ceza Mahkemisinin, 30.05.2024 tarihli ve 2024/309 Esas, 2024/415 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109/1, 109/3-e-f, 29/1, 53, 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi Sanığın temyiz dilekçesinde temyiz nedeni bulunmamaktadır. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Mağdur ...'un temyiz aşamasında sunduğu 10.07.2024 tarihli dilekçe ile sanık hakkında şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, dilekçe tarihinde 18 yaşından büyük olması nedeni ile vazgeçme halinde katılma hükümsüz kalacağından, mağdur vekilinin temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, mağdur vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu'nun (5320 sayılı Kanun) 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Dava konusu olayda, sanık ...'in oğlu olan mağdurun sık sık evde bulunan parayı kendisinden habersiz aldığı, yine olay tarihinde de 500,00 TL ve 10 Euro parayı alarak harcadığı, sanığın da bunun üzerine mağduru cezalandırmak için evine yakın ormanlık alana götürerek iple ağaca bağladığı ve yanından ayrıldığı, babasının kısa bir süre sonra geleceğini düşünerek babasına karşı koymayan mağdurun babasının gelmemesi üzerine akşam saat 21.20'de iplerini zorlayıp gevşettikten sonra cebinden çıkarttığı telefonla polisi aradığı, olay yerine gelen polisin önce yol tarafında sanığı gördüğü ve birlikte mağdurun ağaca bağlandığı yere giderek mağduru kurtardığı iddiasına ilişkin olarak; Yapılan yargılamaya göre, olayın intikal şekli, sanığın ikrar içerikli savunmaları, mağdurun aşamalardaki beyanları, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı anlaşıldığından, sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 1. Adli sicil kaydında silinme koşullarının oluşması nedeni ile engel sabıka kaydı bulunmayan sanığın, hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin ve lehe hükümlerin uygulanmasını kabul etmesi karşısında, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları irdelendikten sonra yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususunun değerlendirilerek sonucuna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmediğinin tartışılarak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, “daha önce sabıkası bulunduğu” şeklindeki yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi ve 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesinde düzenlenen erteleme hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,

2. Kabule göre de; adli emanete alınmış olan ve olayda kullanılan ipin 5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR 1. Gerekçe bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle, mağdur vekilinin temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereğince REDDİNE, 2. Gerekçe bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle Kemer 1. Asliye Ceza Mahkemisinin, 30.05.2024 tarihli ve 2024/309 Esas, 2024/415 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/26204, K. 2025/7593, T. 13.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-26204-e-2025-7593-k-cf39740afc7d