Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/138 E. 2025/12513 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/138
- Karar No
- 2025/12513
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/414 E., 2022/957 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda suça konu yerde orman kadastrosu yapılmadığının, dava konusu yerin orman vasfıyla tescilli parsel sınırları içinde kaldığının tespiti karşısında, suça konu yerde 3402 sayılı Kanun’un 4. maddesine göre yapılmış arazi kadastrosu bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise hangi tarihte kesinleştiği tespit edilerek sonucuna göre sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 93/2. maddesinin uygulanma şartlarının değerlendirilmesi gerekirken bozma ilâmının gerekleri yerine getirilmeden eksik kovuşturma ile hüküm tesisi,
Kabule göre de; 1.Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı Kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun' un 23. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250. maddesinde hüküm altına alınan seri yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun' un geçici 5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7. ve 5271 sayılı Kanun'un 250. maddeleri uyarınca dosyanın seri yargılama usulü yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmeden karar verilmesi,
2.Suça konu yerde bulunan meyve ağaçlarının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesi yerine yazılı şekilde hüküm tesisi, bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,15.10.2025 tarihinde karar verildi.