Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/25337 E. 2026/7240 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/25337
- Karar No
- 2026/7240
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1421 E., 2024/1305 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi, mahkumiyet, beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık ...'ın ise temyiz isteminden vazgeçtiği, tespit edilmekle, Sanıklar ..., ..., ... ... ve Selda müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Denizli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2024 tarihli ve 2022/206 Esas, 2024/116 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3,4-a, 62. maddeleri uyarınca 12... ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'in aynı Kanun'un 188/3, 62 maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'nün aynı Kanun'un 188/3,4-a, 39, 62. maddeleri uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ... hakkında ise beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 11.09.2024 tarihli ve 2024/1421 Esas, 2024/1305 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin istinaf başvurularının esastan reddine, sanık ...'nın 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 39/2-c, 62 maddeleri uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 6.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'nün beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık ... ve müdafinin temyiz istemleri, Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair delil olmadığına, sanığın misafirlik amacıyla olay yerine gittiğine, arama kararı olmadan arama yapılarak hukuka aykırı delil elde edildiğine, uyuşturucu maddelerde sanığın parmak izinin tespit edilmediğine, tanık beyanlarının asılsız olduğuna yöneliktir. 2. Sanık ... ve müdafinin temyiz istemleri, Sanığın tanığa uyuşturucu madde satmadığına, sanık ...'nün tanığa madde sattığına, sanık hakkında 2. kez tekerrür hükümlerinin uygulanma şartlarının gerçekleşmediğine yöneliktir. 3. Sanık ... müdafinin temyiz istemi, Hukuka aykırı delile dayanılarak hüküm kurulduğuna, sanığın üzerinde hassas terazi ele geçmesinin mahkumiyete delil olamayacağına, tanık beyanlarının çelişkili olduğuna, ele geçen maddelerde sanığın parmak izine rastlanılmadığına, telefon mesajlamalarında suç niteliği bulunmadığına, yöneliktir. 4. Sanık ... müdafinin temyiz istemi, Sanık hakkında iletişimin dinlenmesi kararı bulunmadığından tape kayıtlarının hükme esas alınamayacağına, tanığa uyuşturucu maddeyi sanık ...'ın sattığına, sanığın yardım eden sıfatıyla dahi iştirakının bulunmadığına yöneliktir. 5. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, Sanık ...'nün 13.01.2022 tarihli eylemi nedeniyle hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine yöneliktir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. Dava dosyası kapsamına göre, sanığın tanık ...'e uyuşturucu madde sattığı iddiasına yönelik olarak, İstihbari bilgi, olay tutanakları, sanıkların savunmaları, uzmanlık raporları, tape tutanakları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde tanık ...'in mesenger üzerinden sanık ... ile iletişime geçerek uyuşturucu madde bulabileceği yer olup olmadığını sorduğu, sanık ...'in bir süre sonra sanık ...'nün telefon numarasını vererek aramasını söylediği, bu numara üzerinden sanık ...'in tanık ... ile konuşarak buluşma ayarladığı, dosya içerisinde yer alan fiziki takip tutanağına göre, sanıklar ... ile ...'nün tanıkların yanına beraber gittikleri ve taraflar buluştuklarında yaklaşık 10 dakika kadar birlikte kaldıkları, sanıklar ile tanık ayrıldığında tanık ... durdurulduğunda içerisinde ... maddesi bulunan cismi yere attığı olayda, tanığın müdafii eşliğinde alınan ifadesinde söz konusu maddeyi sanık ...'ten aldığını beyan ederek sanığı teşhis ettiği olayda, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinden görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda düzeltilmesi gereken husus dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. 04.06.2025 tarihli Resmi Gazate'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/3. maddesi uyarınca ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağının düzenlendiği dikkate alındığında, ikinci defa mükerrir olan sanık hakkında ".. 5275 SAYILI KANUNUN 108/3.MADDESİ GEREĞİNCE SANIK HAKKINDA KOŞULLU SALIVERİLME HÜKÜMLERİNİN UYGULANMAMASINA.." ibaresinin yazılması hukuka aykırı bulunmuş ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yaptıkları iddiasına ilişkin olarak, 1. Sanık ...'nın eylemini asli fail sıfatıyla işlediği gözetilmeksizin yardım eden sıfatıyla sorumlu tutulması ve sanık hakkında şartları oluşmadığı halde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2. İstihbari bilgi, olay tutanakları, sanıkların savunmaları, uzmanlık raporları, telefon inceleme tutanakları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, 08.12.2021 tarihinde tanık ...'un sanık ...'yı arayarak uyuşturucu madde alacağı yer olup olmadığını sorduğunu, sanık ...'nın bir süre sonra tanık ...'u arayarak sanık ...'a ait telefon numarasını verdiği ve bu numara üzerinden tanık ile buluşma yeri ayarlayarak sanık ... ile birlikte tanık ...'un yanına gittikleri, burada sanık ...'ın tanık ...'a metemfetamin maddesi sattığı olayda, tanık ifadesi, sanık ...'nın ikrar içeren beyanı ve tüm soruşturma evrakı kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanığın üzerine atılı suçun sübut bulduğu, 19.01.2022 tarihinde tanık ...'ın evinde arama yapılabilmesi için polis ekiplerince gidildiğinde, camdan aşağıya ... ve eroin olduğu belirlenen maddelerin atıldığı, sanık ...'nın üzerinden hassas terazi ele geçtiği olayda, tanıklar ... ve ...'nin alınan ifadelerinde sanıkların uyuşturucu madde satmak için geldiklerini beyan ettikleri ve bu beyanı doğrulayan tanık ...'ın telefonunda sanıklarla yaptığı mesajlaşmalar dikkate alındığında, sanıkların üzerlerine atılı suçun sübut bulduğu, ilk derece Mahkemesinin kabulünde ve gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; tanık ...'ın evinde arama yapılabilmesi için Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesi sakınca bulunan hal kapsamında arama kararı alındığı, ele geçen maddelere el koymanın onanması işleminin yapıldığı, arama işlemlerinde usulsüzlük bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafinin temyiz istemleri yerinden görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda (1) numaralı paragrafta belirtilen eleştiri dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Dava dosyası kapsamına göre, sanığın diğer sanık ... ile tanık ...'e uyuşturucu madde sattığı iddiasına yönelik olarak, İstihbari bilgi, olay tutanakları, sanıkların savunmaları, uzmanlık raporları, tape tutanakları ve tüm dava dosyası kapsamına göre, olay tarihinde tanık ...'in messenger üzerinden sanık ... ile iletişime geçerek uyuşturucu madde bulabileceği yer olup olmadığını sorduğu, sanık ...'in bir süre sonra sanık ...'nün telefon numarasını vererek aramasını söylediği, bu numara üzerinden sanık ...'in tanık ... ile konuşarak buluşma ayarladığı, dosya içerisinde yer alan fiziki takip tutanağına göre, sanıklar ... ile ...'nün tanıkların yanına beraber gittikleri ve sanıklar tanıklar ile buluştuklarında yaklaşık 10 dakika kadar birlikte kaldıkları, sanıklar ile tanığın ayrıldığında tanık ...'in durdurulması üzerine içerisinde ... maddesi bulunan cismi yere attığı olayda, sanık ...'nün telefonun ... tarafından kullanılmasından sonra sanıkların birlikte tanık ... ile buluşmaya gittikleri ve bu durumun fiziki takip tutanağında belirtilmesi göz önüne alındığında, sanık ... ile sanık ...'in tanık ...'e uyuşturucu madde satma fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerinin sabit olduğu ve bu nedenle sanığın 5237 sayılı Kanun'un 188/3. maddesi gereğince cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin eksik ve yanlış gerekçe ile beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR 1. Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden Sanık ve müdafinin kanuni süresi içinde öne sürdükten sonra, sanığın 27.01.2026 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun'un 266/1. maddesi uyarınca temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, sanık yönünden İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 11.09.2024 tarihli ve 2024/1421 Esas, 2024/1305 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303. maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün 5- numaralı bendinin tekerrür ile ilgili 7. paragrafında yer alan "...5275 SAYILI KANUNUN 108/3.MADDESİ GEREĞİNCE SANIK HAKKINDA KOŞULLU SALIVERİLME HÜKÜMLERİNİN UYGULANMAMASINA..." ibarelerinin çıkarılmak suretiyle İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, 3. Sanıklar ..., ..., ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin, 11.09.2024 tarihli ve 2024/1421 Esas, 2024/1305 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
4. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin 11.09.2024 tarihli ve 2024/1421 Esas, 2024/1305 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2026 tarihinde karar verildi.