Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/23156 E. 2025/4424 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/23156
- Karar No
- 2025/4424
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/258 E., 2024/480 K. SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yargıtay Bozma İlâmı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.04.2021 tarihli ve 2021/755 Esas, 2021/1168 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 24.11.2022 tarihli ve 2021/14525 Esas, 2022/17664 Karar sayılı kararı ile hükmün basit yargılama usulünün değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci 1. Bozma üzerine Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.03.2023 tarihli ve 2023/20 Esas, 2023/185 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216/3, 43/1, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251/3. maddeleri uyarınca 2.800,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve adli para cezasının 12 eşit taksitte tahsiline karar verilmiş; karara sanık müdafii tarafından itiraz edilmiştir.
2. Akabinde; Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2024 tarihli ve 2023/258 Esas, 2024/480 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Kanun'un 216/3, 43/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 3.740,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve adli para cezasının 12 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Atılı suçun unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine, aksi halde suç vasfında yanılgıya düşüldüğüne ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın; 17.05.2020 ve 10.03.2019 tarihlerinde "Twitter" isimli sosyal medya hesabından ''Nefret değil bu. Bu karar. İslam ahlaksızdır. Peygamberi, Allahı, Müridi onu koruyamamıştır. İslam ahlak bariyerini aşamamıştır. Aşamaz. Günde 5 vakit *** gerçeğe varamazsınız. Net, açık ve acı.'', ''Ben sizin maneviyatınızı da değerlerinizi de, kalan ne kaldıysa onu da ***. Ciğeri beş para etmez, hiçbir zaman da etmeyecek sefillersiniz.'', ''İslam ahlaksızdır. Muhammed ahlaksızdır. Takipçileri ahlaksızdır'', ''İslam... Ahlaksızdır.'', ''İslam ahlaksızılığın yöntemidir.'', ''Ben sizin maneviyatınızın da değerlerinizin de kitabınızın da liderinizin de peygamberinizin de allahınızın da kalmışsa kalan değerlerinizin de antiteziyim Daha ne diyeyim?'', ''Yanlış mı? Evet. Evet ama bir deneydi. Neden doğruluğunu ispatlamak için sıraya girdiniz? Neden dininize sahip çıkamıyorsunuz?''... şeklinde beyanlarda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; Tebliğname'de suç adının "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçu yerine sehven "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" şeklinde yazıldığı tespit edilmiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, ikrarına göre paylaşımın sanık tarafından yapıldığının saptandığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5271 sayılı Kanun'un 252/2. maddesinde 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (7499 sayılı Kanun) 17. maddesi ile yapılan ve 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren maddesi "...İtiraz üzerine hükmü veren mahkemece dosya, o yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi bulunması hâlinde tevzi kriterlerine göre belirlenen asliye ceza mahkemesine gönderilir ve bu mahkemece duruşma açılarak genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur. Tek asliye ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde ise, aynı mahkemede yetkili başka bir hakim varsa bu hakim tarafından; aksi hâlde adli yargı ilk derece mahkemesi adalet komisyonu başkanınca görevlendirilen hakim tarafından duruşma açılır ve genel hükümlere göre yargılamaya devam olunur..." şeklinde olup; sanık hakkında basit yargılama usulünün uygulanmasına karar veren Mahkeme ile karara yapılan itiraz üzerine dava dosyasını genel hükümlere göre inceleyen mahkemelerin aynı mahkemeler olmasının kanunun emredici hükmüne aykırı bulunması, Kabul ve uygulamaya göre de; basın yayın yoluyla atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi, nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya 23. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.06.2024 tarihli ve 2023/258 Esas, 2024/480 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi gereği Tebliğname’ye aykırı olarak ve sonuç ceza bakımından sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde karar verildi.