Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/24611 E. 2025/4727 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/24611
- Karar No
- 2025/4727
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1047 Esas, 2024/653 Karar SUÇ : Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.04.2023 tarihli ve 2020/227 Esas, 2023/943 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 216/3, 43, 62/1, 50/1-a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 7.480,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli para cezasının 20 eşit taksitte tahsiline karar verilmiş; karar sanık müdafii tarafından istinaf edilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.04.2024 tarihli ve 2023/1047 Esas, 2024/653 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Suçun işlendiğinin sabit olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve eksik araştırma yapıldığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın "Facebook" isimli sosyal medya hesabından Hz. Peygamber'e yönelik olarak aşağılayıcı beyanlarda bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; Tebliğname'de suç tarihlerinin sanığın yargılamaya konu edilen paylaşımları yaptığı "17.11.2018, 13.07.2019, 09.08.2019" tarihleri yerine sehven "17.11.2018" şeklinde yazıldığı tespit edilmekle inceleme yapılmıştır. Sanığın eylemine uyan suçun basit yargılama usulüne tabi olduğu anlaşılmakta ise de; Mahkemenin 06.06.2022 tarihli celsesinde takdiren basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla inceleme yapılmıştır. 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, paylaşımların sanık tarafından yapıldığının saptandığı anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedenleri dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Mahkemesince sanığın adli sicil kaydında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan bahisle sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmişse de; mahkemenin gerekçesine konu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının yargılamaya konu edilen suç tarihinden sonra kesinleştiği dikkate alındığında bu ilamların yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel teşkil etmediği tespit edilmiştir. Mahkemesince; sanığın yargılama sürecindeki davranışları olumlu bulunarak takdiri indirim hükümleri uygulandıktan sonra hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilen sanık hakkında yeniden suç işleyip işlemeyeceği konusunda mahkemenin kanaati değerlendirilmeden yazılı şekilde yanlış gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 3.Gerekçeli karar başlıklarında suç tarihlerinin sanığın yargılamaya konu edilen paylaşımları yaptığı "17.11.2018, 13.07.2019, 09.08.2019" tarihleri yerine sehven "17.11.2018" şeklinde yazılması, 4.Basın yayın yoluyla atılı suçu işlediği anlaşılan sanığın cezasında 5237 sayılı Kanun'un 218. maddesi uyarınca artırım yapılması gerektiği hususunun gözetilmemesi, Nedenleriyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 16.04.2024 tarihli ve 2023/1047 Esas, 2024/653 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak ve 5271 sayılı Kanun'un 307/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkı saklı tutularak oybirliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 8. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.