Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/19968 E. 2026/4615 K. – Kişiyi Hürriyeti
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/19968
- Karar No
- 2026/4615
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2116 E., 2023/1467 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : İstinaf mahkemesince hükmün kaldırılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle; gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2021 tarihli ve 2020/292 Esas, 2021/699 Karar sayılı kararı ile sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-b, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.10.2023 tarihli ve 2021/2116 Esas, 2023/1467 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin başvurusu üzerine duruşma açılması suretiyle sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3-a-b, 62/1. maddeleri uyarınca 3 yıl 7 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık müdafinin temyiz istemi, sanığın katılanı hürriyetinden yoksun kılma eylemini işlemediği, illiyet bağının bulunmadığı, her türlü şüpheden uzak kesin inandırıcı ve somut delillerin bulunmadığına yöneliktir. 2. Katılan vekilinin temyiz istemi, olayda verilen cezanın takdiren ve teşdiden alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerektiğini, sanıkların hileli hareketlerle katılanı arabaya bindirildiklerini, mahkemenin delilleri değerlendirme ve olayı vasıflandırmada hataya düştüğünü, katılanın çırılçıplak vaziyette dövüldüğünü ve bunun sonucu olarak kemik kırığı oluştuğunu, atılı eylemin birden fazla kişi tarafından silahla işlendiğinden dolayı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma maddesindeki iki bendin ihlal edildiğini bu yönüyle alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinden bahisle eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanık ...'un ve temyiz dışı diğer sanık ... ile birlikte müştekiyi bir bahane ile araca bindirdikleri, 3-4 km gittikten sonra burada sopalarla dövdükleri ve üstündeki tüm kıyafetleri çıkardıkları iddiasına ilişkin olarak; Olay tutanağı, sanığın tevil yoluyla ikrarı, katılan beyanı, doktor raporu ve tüm dava dosyası kapsamına göre, katılan ...'ın, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması verilen temyiz dışı sanık ...'nın eşine mesajlar ve kendisine ait fotoğraflar gönderdiğini, tanık beyanlarından da anlaşılacağı üzere ...'ın eşine ait fotoğrafın telefonun ana ekran görüntüsü yaptığını, bu durumdan rahatsızlık duyan ...'ın, iş arkadaşı sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde, katılanı bir bahane ile 20 *** 779 plakalı araca bindirilerek ...mevkiine götürüldüğü, burada katılanın burnunda 3. derece kırık oluşacak şekilde darp edildiği ve üzerindeki kıyafetlerin çıkarıldığı anlaşılmıştır. Sanık ...'a atılı suçun sabit olduğu, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince hükmün kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu görülmüştür. Kurulan bu hükmün gerekçesinde isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmış olup; sanık müdafi ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.10.2023 tarihli ve 2021/2116 Esas, 2023/1467 Karar sayılı kararında sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Sarayköy Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.04.2026 tarihinde karar verildi.