Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/1201 E. 2025/465 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2024/1201
Karar No
2025/465
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle; Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Şanlıurfa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.03.2022 tarihli ve 2022/132 Esas, 2022/185 Karar sayılı kararı ile sanığın 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.12.2022 tarihli ve 2022/2956 Esas, 2022/2306 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; TAPE kayıtlarının sanığın çocukluk arkadaşı ile yaptığı görüşmeler olduğuna ve uyuşturucu ticaretine ilişkin olmadığına, tanık olarak dinlenen kolluk görevlilerinin beyanlarının çelişki ve şüphe içerdiğine, hükme esas alınamayacağına, tanık M.A.'nın aşamalarda değişmeyen ifadesinde uyuşturucu maddeyi sanıktan almadığını beyan ettiğine, sanığın aleyhine her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığına, sanığın lehine olan unsurların dikkate alınmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin uygulanması gerektiğine, sanığa iddianame ve eklerinin okunmadığına ve savunma hakkının kısıtlandığına, dava dosyasında hakim ve zabıt katiplerinin imzasının tam olmadığına, sanığın lehe hükümlerin uygulanması talebinin karşılanmadığına, kısa karar ile hüküm fıkrasının uyumlu olmadığına, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. Değerlendirme ve Gerekçe İstihbari bilgi, sanık ile kullanıcı tanığın olayın hemen öncesinde gerçekleşen buluşmaya yönelik TAPE kayıtları, fiziki takip tutanağı ve taraflar arasında bir şeyler alınıp verildiğinin, kullanıcı tanığın sanıktan aldığı şeyi cep telefonu kılıfının içine koyduğunun kolluk görevlilerince görülmesi, kullanıcı tanıkta ele geçen uyuşturucu maddenin fiziki takip tutanağı ile uyumlu olarak cep telefonu kılıfı içinde ele geçirilmiş olması, kullanıcı tanık her ne kadar ele geçirilen uyuşturucu maddeyi sanıktan almadığını beyan etmiş olsa da, uyuşturucu satın aldığı kişiden ayrıldıktan sonra eve dönerken kolluk kuvvetlerince yakalandığını ifade etmiş olması ve fiziki takip tutanağına ve tutanak tanığının beyanına göre sanıktan ayrıldıktan hemen sonra, bir başkası ile iletişime geçmeden yakalanmış olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirine ve gerekçesine göre 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı ve yeterli incelemenin yapıldığı, iddianame ve eklerinin sanığa okunduğu, zabıtlarda hakim ve katip imzalarının tam olduğu, lehe hükümlerin uygulanması talebinin hüküm fıkrasında karşılandığı ve kısa karar ile gerekçeli karar arasında farklılığın bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafinin sair temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Hükmedilen ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceği ihtarına yer verilmemesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı davranılmasının, hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; söz konusu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 19.12.2022 tarihli ve 2022/2956 Esas, 2022/2306 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin paragrafına "...tamamının bir defada tahsil edileceğinin" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2024/1201, K. 2025/465, T. 15.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2024-1201-e-2025-465-k-d6a4cd5bc76b