Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/1119 E. 2024/4881 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1119
- Karar No
- 2024/4881
- Karar Tarihi
T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2279 E., 2022/2055 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın/; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKİ SÜREÇ A. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.12.2021 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)188 inci maddesininüçüncü ve dördüncü fıkrasının (b) bendi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B.Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.07.2022 tarihli kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (b) bendi, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. C. Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/2279 Esas, 2022/2055 Karar sayılı kararı ile sanık/sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Sanık ve sanık müdafiilerinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı iddiasına ilişkindir. 1.Hakkında usulüne uygun şekilde alınmış iletişimin denetlenmesi kararı bulunan sanığın kullanımındaki GSM hattının dinlenmesi esnasında sanık ile kullanıcı tanık M. P. arasında uyuşturucu alışverişine yönelik buluşma yeri belirlemeye yönelik görüşmeler yapılması neticesinde anılan buluşma noktası civarında fiziki takibe başlayan kolluk güçleri sanık ile H. arasındaki madde alışverişini net olarak görerek tutanağa geçirmiş,olayın akabinde tarafların ayrılması üzerine durdurulan M.'nin üzerinden bir paket halinde esrar maddesi ele geçirilmiştir. 2. M. soruşturmada müdafii olmaksızın alınan, ifadesinde üzerinden ele geçen maddeyi 100 TL karşılığında sanıktan aldığını söylemiş, kovuşturmada beyanını değiştirerek olay tarihinde sanıktan madde almadığını söylemiştir. 3. Sanık müdafii eşliğinde alınan soruşturma ifadesinde ve kovuşturmada E. isimli bir arkadaşının ricası üzerine kendi içimliğinden bir miktar tanık M.'ye verdiğini, ancak karşılığında para almadığını söylemiştir. 4. Sanığın idrar tahlilinde kannabinoitler ve extacy pozitif çıkmıştır. 5. Kovuşturmada yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporuna göre suça konu olayın gerçekleştiği yer, Haliliye Camii'ne 160 metre mesafededir. 6. Tutanak mümziileri dinlenmiş, tutanak içeriğini doğrulamışlardır. A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü; Teknik ve fiziki takip tutanakları, arama ve el koyma tutanakları, kriminal rapor, sanığın aşamalardaki tutarsız, çelişkili savunmaları ile tanığa uyuşturucu madde verdiğine ilişkin tevil yollu ikrarı, tanık M.'nin tape kayıtları ile desteklenen bilgi alma tutanağındaki beyanları ile sanığı teşhisine ilişkin fotoğraf teşhis işlemi, olay yeri keşif ve bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında elde edilen istihbari bilgiler sonucunda hakkında iletişimin dinlenmesi kararı alındığı, teknik takip sonucunda 24.04.2021 tarihindeki olayda sanık ile tanık M. arasında uyuşturucu madde ticareti yapılacağına dair görüşmeler sonucu tanık M.’nin sanık ile buluştuğu, tanığın sanığa para verdiği, sanığın da tanığa uyuşturucu madde sattığı, dosya kapsamı ve tutanak mümzi tanık beyanları, tanık M.'nin sorgulama aşamasındaki beyanları ve fotoğraflı teşhis işlemi ile sabit kabul edildiği gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü; İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince,hükümde isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Tüm temyiz sebepleri yönünden; İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve suçun sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyada mevcut delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu anlaşılmakla,sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına ilişkin Mahkemece kurulan hükümde aşağıda belirtilenler dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu, Sanığa verilen adli para cezasının Türk Ceza Kanunu'nun 52/4 üncü maddesi uyarınca 24 eşit aylık tahsitlerle tahsiline, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan cezanın tamamının tahsiline karar verildikten sonra, kararda, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarına yer verilmeyerek Türk Ceza Kanunu'nun 52/4 üncü maddesinin son cümlesine aykırı davranılması, Hukuka aykırı olarak kabul edilmiş ve her iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 17.11.2022 tarihli ve 2022/2279 Esas, 2022/2055 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün A. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümünün/bölümlerinin çıkarılması ve yerine; "Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık/ sanıklar hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına", ibaresinin eklenmesi, B. Hüküm fıkrasının adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bölümünde "sanık taksitlerden birisini süresinde ödemediğinde geriye kalan para cezasının tamamının tahsiline" ibaresinden sonra gelmek üzere "ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına" ibaresinin eklenmesi suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.06.2024 tarihinde karar verildi.