Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/1060 E. 2024/5054 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1060
- Karar No
- 2024/5054
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2692 E., 2022/1797 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKİ SÜREÇ A. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 15.06.2022 tarihli ve 2022/27225 Soruşturma, 2022/9530 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun)188 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile 53, 54, 55, 58 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2022/212 Esas, 2022/286 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında tekerrür ve hak yoksunluklarına ilişkin hükümlerin uygulanmasına karar verilmiştir. C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/2692 Esas, 2022/1797 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik sanık ve müdafinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafinin temyiz sebepleri özetle; 1.Sanığın üzerine atılı suçu işlemediğine, 2.Uyuşturucu maddenin kişisel kullanım sınırında olduğuna, sanığın satıcı değil kullanıcı olduğuna, 3.Kesin inandırıcı ve şüpheden uzak yeterli delil bulunmadığına, 4. Şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, 5. Beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; 1.Dava konusu olay, kolluk görevlilerince sanığın bir alışveriş merkezi civarında uyuşturucu madde satışı yaptığına yönelik duyum alındığı, sanığın suç unsurları ile birlikte yakalanması için fiziki takibe başlandığı, sanığın içerisinde iki şahıs bulunan taksiye bindiği, bir müddet sonra sanık ile birlikte tanık K.A.'nın taksiden inip beklemeye başladıkları, yanlarına gelen tanık S.Ü. ile sanığın aralarında bir şey alıp verdiklerinin görüldüğü, taraflar ayrıldıktan sonra takip edilen tanık S.'nin kolluk görevlilerince durdurulduğu, üzerinde suç unsuru olup olmadığının sorulduğu, kendi rızası ile uyuşturucu maddeyi kolluk görevlilerine teslim ettiği, başka bir ekibin sanık ile yanında bulunan tanık K.'yi durdurdukları, sanığın kaba üst aramasında, sigara paketi içinde iki paket halinde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, tanık S.'nin kollukta uyuşturucu maddeyi sanıktan para karşılığı aldığını beyan ettiği, sanığın ise tanığa uyuşturucu madde verdiğini ancak karşılığında para almadığını beyan ettiği, sanıkta ve sanıkta ele geçirilen maddelerin metamfetamin içerdiği iddiasına ilişkindir. 2.Dava dosyasında, olay ve takip tutanağı, kriminal inceleme raporları, idrar tahliline ilişkin rapor, telefon inceleme tutanağı, el koyma ve incelemeye ilişkin karar, sanık ifade ve savunması, tanık beyanları, tutanak mümzii kolluk görevlilerinin tutanak içeriğini doğrular şekilde tanık beyanları mevcuttur. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, dava konusu olayda sanık ile tanıkta aynı nitelikteki uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, sanığın tanık S.'ye uyuşturucu madde verdiğini, tanık S.'nin da sanıktan uyuşturucu madde aldığını kabul ettiği, her ne kadar sanık ve tanık para karşılığında aralarında uyuşturucu madde alışverişi olmadığını kovuşturma aşamasında beyan etmiş iseler de tutanak mümziilerince tarafların birbirlerine bir şeyler verdiklerinin yapılan fiziki takipte görülmüş olması, tanık S.'nin hazırlık aşamasındaki beyanında sanıktan 150 TL karşılığında uyuşturucu madde aldığını beyan ederek sanığı fotoğrafından teşhis etmesi, sanığın tekel bayiinde alışveriş yaptıktan sonra üzerinde 100 TL paranın ele geçirilmesi, kaldı ki para karşılığı olmasa bile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında uyuşturucu madde vermek eyleminin de söz konusu suça vücut verdiği ve bu suçun seçimlik hareketlerinden birini oluşturduğu hususları nazara alındığında, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapmadığı, tanığa uyuşturucu madde satmadığı şeklindeki savunmalarına itibar edilmediği, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olduğu, sanık savunmasında tanık S.'ye uyuşturucu madde verdiğini kabul etmiş ise de ihbar tutanağı ile fiziki takip arama ve el koyma tutanakları ve zabıt mümzileri beyanları dikkate alındığında sanığın uyuşturucu maddeyi tanığa verdiğinin sabit olduğu anlaşıldığından sanık hakkında etkin pişmanlığa ilişkin şartların oluşmadığı gerekçesi ile sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin kararında hukuka aykarılık bulunmadığı gerekçesi ile 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasıının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, sübutuna, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, açıklanan gerekçeler, tüm dava dosyası kapsamına göre usul ve kanuna uygun bulunmuş, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 23.11.2022 tarihli ve 2022/2692 Esas, 2022/1797 Karar sayılı kararında sanık ve müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.06.2024 tarihinde karar verildi. ...