Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/854 E. 2024/6517 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/854
- Karar No
- 2024/6517
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/545 E., 2022/303 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Antalya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 12.06.2013 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın itiraz edilmeksizin 05.09.2013 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Hükümlü hakkında verilen 12.06.2013 tarihli karar, beş yıllık denetim süresi içerinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle, Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli kararıyla aynen açıklanarak istinaf edilmeksizin 13.04.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.01.2023 tarihli ve 2022/18374 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/25959 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 24.03.2023 tarihli ve KYB-2023/25959 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Somut olayda, sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu nazara alındığında, zamanaşımını kesen son işlem olan sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 06/05/2010 tarihinden, hükmün açıklandığı 16/03/2022 tarihine kadar geçen 11 yıl 10 ay 10 günlük süreden, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 05/09/2013 tarihi ile denetim süresi içerisindeki suçun işlendiği 13/07/2017 tarihi arasında geçen 3 yıl 10 ay 8 günlük durma süresi çıkarıldığında, bakiye kalan 8 yıl 2 günlük sürede 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı gözetilmeden, kamu davasının düşmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve aynı maddenin on birinci fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 05.09.2013 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 13.07.2017 tarihinde yeniden işlemeye başladığı belirlenerek inceleme yapılmıştır. 3. Hükümlüye yüklenen suçun kanun maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki 3 yıl 10 ay 8 günlük durma süresi de belirtilen olağan zamanaşımı süresine eklendikten sonra zamanaşımını kesen son işlem tarihi olan 06.05.2010 tarihli sorgusundan 16.03.2022 günlü mahkumiyet tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Antalya 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2021/545 Esas, 2022/303 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.