Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/830 E. 2024/6794 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/830
- Karar No
- 2024/6794
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/98 E., 2021/449 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.05.2014 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 375,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın itiraz edilmeksizin 18.07.2014 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Hükümlü hakkında verilen 22.05.2014 tarihli karar, beş yıllık denetim süresi içerinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle, İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli kararıyla aynen açıklanarak temyiz edilmeksizin 02.03.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.01.2023 tarihli ve 2022/13160 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/17885 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 14.03.2023 tarihli ve KYB-2023/17885 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03/02/2014 tarihli ve 2013/23474 Esas, 2014/2417 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 5271 sayılı Kanun’un 231/8. maddesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, somut olayda sanık hakkındaki İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/05/2014 tarihli kararının 18/07/2014 tarihinde kesinleştiği, Gaziosmanpaşa 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 28/06/2019 tarihli ve 2019/50 Esas, 2019/503 sayılı kararına konu 2. suçun ise 08/12/2018 tarihinde işlendiği ve bu kararın 01/12/2017 tarihinde kesinleştiği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 18/07/2014 ile 08/12/2018 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. madde ve fıkraları gereğince olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu dikkate alındığında, suç tarihi olan 08/07/2005 gününden hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 30/09/2021 tarihine kadar bu sürenin geçtiği gözetilmeden, davanın düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve aynı maddenin on birinci fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 18.07.2014 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 08.12.2018 tarihinde yeniden işlemeye başladığı belirlenerek inceleme yapılmıştır. 3. Hükümlüye yüklenen suçun kanun maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki 4 yıl 4 ay 20 günlük durma süresi de belirtilen olağan zamanaşımı süresine eklendikten sonra zamanaşımını kesen son işlem tarihi olan 25.09.2008 tarihli sorgusundan 30.09.2021 günlü mahkumiyet tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.09.2021 tarihli ve 2021/98 Esas, 2021/449 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2024 tarihinde karar verildi.