Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/4755 E. 2025/1578 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4755
Karar No
2025/1578
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/5 E., 2023/4 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.01.2023 tarihli kararı ile hükümlü hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/1. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 250/4. maddesi uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin, 11.03.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.10.2023 tarihli ve 2023/6775 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109820 Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.11.2023 tarihli ve KYB-2023/109820 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ile, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış ..." ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri muhakeme usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, 1- İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 16/11/2022 tarihli ve 2022/56 esas, 2022/343 sayılı ek kararı bakımından yapılan incelemede, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tâbî olduğu, İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/56 esas sayılı kararının 09/06/2022 tarihinde verildiği, 04/10/2022 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, iptal kararı yürürlüğe girmeden önce anılan kararın verildiği, iptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra mahkemesince kararın kesinleştirildiği anlaşılmakla, Mahkemesince iptal kararı uyarınca kesinleştirme işlemleri yapılmaksızın sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kesinleştirme işlemleri gerçekleştirilerek kararın infazı için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesinde, 2- İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/01/2023 tarihli ve 2023/5 esas, 2023/4 sayılı kararı yönünden yapılan incelemede, 5721 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/7. maddesinde yer alan “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki hüküm nazara alındığında, sanığın eylemi nedeniyle İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2022 tarihli kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği gözetilmeksizin, aynı eylem nedeniyle yapılan yargılama sonucunda, mükerrer nitelikteki seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin 5271 sayılı Kanun’un 223/7. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesi ile eklenen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5/1. maddesi, inceleme konusu ile ilgili olan (c) ve (d) bentleri; "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ... c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz...." şeklinde düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş,hükme bağlanmış...” ibaresinin aynı bentte yer alan “...seri muhakeme usulü...” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. İncelenen dosyada; Hükümlü hakkında isnat olunan eylemin 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi uyarınca seri muhakeme usulüne tabi olduğu ancak; aynı eylem nedeniyle İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.06.2022 tarihli ve 2022/66 Esas, 2022/343 Kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin 04.10.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin, İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2022 tarihli ek kararı ile kabulü ile infazın durdurulmasına ve hükümlü hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmiştir. 1-Mahkemesince Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı iptal kararı uyarınca kesinleştirme işlemleri yapılmaksızın sanık hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kesinleştirme işlemleri gerçekleştirilerek kararın infazı için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi Kanun'a aykırı ise de, 16.11.2022 tarihli ek kararla infazın durdurulmasına karar verilerek iptal kararının Mahkemesince gözetildiği anlaşılmakla, 1 nolu istem yönünden bozma kararı verilmesini gerektirir bir hususun olmadığı anlaşılmıştır. 2-5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan; "... (7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. ...” Şeklinde düzenlenmiştir. İstanbul 15. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2022 tarihli ek kararı ile seri muhakeme usulünün uygulanması amacıyla dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Usulü Bürosuna gönderildiği, sanığın seri muhakeme usulünün uygulanmasını kabul etmesi üzerine, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından talepname ile dosyanın gereğinin takdir ve ifası için tekrar Mahkemesine gönderilmesi gerekirken, 03.01.2023 tarihli talepname ile aynı eylemle ilgili yeniden kamu davası açıldığı, ikinci iddianame ile açılan davanın mükerrer dava olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 223/7. maddesi gereğince mükerrer kamu davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2.İstanbul 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.01.2023 tarihli 2023/5 Esas, 2023/4 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca; hükümlü hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün mükerrer açılan davadan dolayı KALDIRILMASINA, gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle (1) nolu istem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.02.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/4755, K. 2025/1578, T. 27.02.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-4755-e-2025-1578-k-5917b71a80db