Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/4655 E. 2025/2599 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/4655
- Karar No
- 2025/2599
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1211 Esas, 2023/762 Karar SUÇ : Halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.09.2022 tarihli ve 2021/422 Esas, 2022/595 Karar sayılı kararı ile sanığın halkın bir kesimini sosyal sınıf, din, mezhep, cinsiyet, bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 216/2, 218/1, 62/1, 50/1-a ve 52/2-4. maddeleri uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 15 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2022/1211 Esas, 2023/762 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, sanığın atılı suçu işlemediğine, eksik araştırma ile karar verildiğine, sanığın cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın "Facebook" isimli sosyal medya hesabından 21.07.2016 tarihinde "Oyun bittimi bu senaryoyu kim böyle salakça yazdı. Ya buna inanlar..gerçekten aklım almıyor. Kendini kahraman zanneden zavallılar var şimdi bu ülkede.bir darbeyi bastırdığını zanneden ahmaklar. Darbe ne zamandır böyle insaflıca yapılıyor, herkes evinden yayınlara propaganda yapıyor bütün gece. Nasıl ya aptalmıyız biz, buna kimin inanacağı belli.. üzerine çıkarak darbeyi engellediğini zanneden avanaklar o tanka yürürken o hiçbirşeyden haberi olmayan çocuklar patlatmazmıydı bir tarafınızı o kadar kolaymı askerin elindeki silahlarla gideceksin karşısına avanak avanak tanka çıkacaksın Nasıl ya. O çocuklara vur emri verilmediği çok açık eğer verilmiş olsaydı ortalık kan gölü olurdu. Benim aklım almıyor camide imam sokağa çıkın diyor. Neden kendileri çıkmıyor acaba bütün şerefsiz soysuzlar evlerine kapanmış ya gerçekten bir darbe düşünülseydi Nasıl bir sabaha uyanacaktık... Bir de sonradan çıkıp bayram yapanlar var darbeyi Nasıl engelledik diye allah size de akıl versin. Nasıl bir sürü psikolojisi adam hadi bu islamiyet sıktı birazda hristiyan olalım." şeklinde paylaşım yaptığı iddiasına ilişkin olarak; Sanığın eylemine uyan suç için 5237 sayılı Kanun'un 216/2 ve 218. maddelerinde öngörülen cezanın üst sınırının 1 yıl 6 ay hapis cezası olduğu gözetildiğinde; suçun basit yargılama usulüne tabi olduğu anlaşılmakta ise de, Mahkemesince takdiren basit yargılama usulünün uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla yapılan incelemede; İddianame ile dava konusu edilen 5237 sayılı Kanun'un 216/2. maddesi "Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir. Atılı suçun oluşabilmesi için failin halkın bir kesimini sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılaması gerekmektedir. Somut olayda ise; sanığın ifadelerinin yöneldiği kesim darbe girişimine karşıt olan vatandaşlarımız olup 5237 sayılı Kanun'un 216/2. maddesinde düzenlenen "sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya bölge farklılığı" unsuruna uymadığı anlaşıldığından unsurları yönünden oluşmayan suçtan sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz itirazı yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 14.09.2023 tarihli ve 2022/1211 Esas, 2023/762 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Küçükçekmece 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2025 tarihinde karar verildi.