Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/378 E. 2024/6602 K. – Hükümlü Veya

Konu: Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/378
Karar No
2024/6602
Karar Tarihi
Konu
Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/46 E. 2019/403 K. SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 11.12.2019 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 08.01.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Silivri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.07.2019 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 07.10.2020 tarihli kararı ile bozulmasına karar verildiği, Silivri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.01.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 01.02.2021 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleşme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 24.11.2022 tarihli ve 2021/24255 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/151153 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.01.2023 tarihli ve KYB-2022/151153 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, adı geçen sanığın hükümlü olarak bulunduğu Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumundan 30/11/2018 tarihinde firar etmesi eylemine ilişkin olarak, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21/01/2019 tarihli ve 2018/14396 soruşturma, 2019/398 esas, 2019/374 sayılı iddianame ile açılan dava üzerine Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesince yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmiş ise de, sanığın yargılamaya konu eylemi hakkında daha önceden Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının 08/01/2019 tarihli ve 2018/14372 soruşturma, 2019/161 esas, 2019/151 sayılı iddianamesi ile sanık hakkında açılan dava üzerine yapılan yargılama neticesinde (bozma üzerine) Silivri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/01/2021 tarihli ve 2020/293 esas, 2021/6 sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/7. maddesinde yer alan, “Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir.” şeklindeki düzenleme gereğince mükerrer açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/46 Esas ve Silivri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/293 Esas sayılı dosyalarında dava konusu olay, Silivri Açık Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak kalmakta olan hükümlünün 30.11.2018 tarihinde kurumda yapılan sayımda olmadığının tespiti ile firar etmesine ilişkindir. 2. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan yedinci fıkrasında yer alan; "... (7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. ...” Şeklindeki düzenleme uyarınca, hükümlünün aynı tarih ve konulu eylemi nedeniyle, iddianame tarihi daha sonra olan Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesine açılan mükerrer davanın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Silivri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.10.2019 tarihli ve 2019/46 Esas, 2019/403 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, yürütülen mükerrer davanın, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca REDDİNE, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/378, K. 2024/6602, T. 12.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-378-e-2024-6602-k-8a7e04bf31ed