Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3737 E. 2025/137 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3737
Karar No
2025/137
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy 12. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.04.2023 tarihli ve 2022/722 Esas, 2023/283 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun (6136 sayılı Kanun) 13/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52 ve 51. maddeleri uyarınca 25 gün hapis cezası, 400,00 TL adli para cezası ve ertelemeye dair hükmün, istinaf edilmeksizin 27.04.2023 tarihinde kesinleştiğine dair kesinleştirme şerhi düzenlendiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 16.08.2023 tarihli istemi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.09.2023 tarihli ve KYB-2023/94322 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; "....5237 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 3. fıkrasında yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihinden önce hapis cezasına mahkum edilmediği anlaşılan sanık hakkında tayin olunan 25 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 50/3. maddesi uyarınca seçenek yaptırımlardan birine çevirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. 2. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyet Anayasası'nın 40/2, 5271 sayılı Kanun'un 34/2, 231/2, 232/6 ve 291/1-2. maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, sürenin ne zaman başlayacağı, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu belirtilmiştir. 3. Somut uyuşmazlıkta; karar tarihinde başka suçtan hükümlü olup yokluğunda verilen hükmün kanun yolu bildiriminde 5271 sayılı Kanun'un 263. maddesine göre hükümlünün bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile karara karşı istinaf kanun yoluna başvurabileceğinin gösterilmemesi karşısında; kanun yolu başvuru hakkının kullanılmasında yanılgı oluşturulduğu, bu nedenle inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. 4. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3737, K. 2025/137, T. 08.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-3737-e-2025-137-k-d4e0bae4431b