Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3731 E. 2025/546 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3731
Karar No
2025/546
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Rize Cumhuriyet Başsavcılığının, 05.12.2006 tarihli iddianamesiyle hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.02.2007 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62, 50, 52. maddeleri uyarınca 6.000,00 YTL ve 375,00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27.05.2009 tarihli kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin değerlendirme yapılması gerektiğinden bozulmasına karar verildiği, bozma kararı üzerine Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.11.2009 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 50, 52. maddeleri uyarınca 6.000,00 YTL ve 375,00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi nedeniyle Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli kararı ile hükmün açıklanarak 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 50, 52. maddeleri uyarınca 6.000,00 YTL ve 375,00 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, söz konusu kararın, temyiz edilmeksizin 22.10.2020 tarihinde usulüne uygun şekilde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 17.08.2023 tarihli ve 2023/16897 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2023 tarihli ve KYB- 2023/94986 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olağan zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın müsnet suçu 01/11/2006 tarihinde işlediği, 17/11/2009 tarihinde sanığın savunmasının alındığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 25/11/2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın 11/11/2011 tarihinde yeniden suç işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 25/11/2009 tarihi ile denetim süresi içerisinde yeniden suç işlediği 11/11/2011 tarihleri arasını kapsayan 1 yıl 11 ay 16 günlük sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince duracağı, sanığın mahkeme huzurunda ifadesinin alındığı 17/11/2009 tarihinden kararın verildiği 14/10/2020 tarihine kadar geçen 10 yıl 10 ay 27 günlük süreden, zamanaşımı süresinin durduğu 1 yıl 11 ay 16 günlük süre düşüldüğünde kalan 8 yıl 11 ay 11 günlük sürede 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı cihetle, kamu davasının düşürülmesi yerine, yazılı şekilde mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı" başlıklı 66/1. maddesinin (e) bendi; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; ..., (e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer." Şeklinde düzenlenmiştir. 2. Hükümlünün 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesine uyan eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Kanun’un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği 8 yıl olağan ve 12 yıllık olağan üstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. Hükümlünün üzerine atılı suçu 01.11.2006 tarihinde işlediği, Mahkemesince 17.11.2009 tarihinde savunmasının alındığı, hükümlü hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 25.11.2009 tarihinde kesinleştiği, 11.11.2011 tarihinde yeniden suç işlediği, suç tarihinde başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8. maddesi uyarınca 1 yıl 11 ay 16 gün durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 11.11.2011 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlediği anlaşılmakla; zamanaşımını kesen son işlem olan hükümlünün 17.11.2009 tarihli sorgusundan itibaren durma süresi de gözetildiğinde hükmün açıklandığı 14.10.2020 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Rize 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.10.2020 tarihli ve 2020/283 Esas, 2020/588 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3731, K. 2025/546, T. 20.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-3731-e-2025-546-k-b65c11c4a70e