Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3729 E. 2025/225 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3729
- Karar No
- 2025/225
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 6136 sayılı Ateşli Silâhlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık KARAR : İtirazın kabulü ile ek kararın kaldırılmasına dair karar BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2020 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62, 52/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli kararı ile hükümlünün istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.08.2022 tarihli ek kararı ile seri muhakeme usulünün uygulanması talebinin kabulüne ve infazın durdurulmasına karar verilmesine müteakip, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2022 tarihli kararı ile Mahkemece verilen kararın kesinleşme tarihinin iptal kararının yürürlük tarihinden önceki tarih olan 21.12.2021 tarihi olduğu, bu haliyle seri muhakeme usulü uygulanamayacağından hükümlü hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2022 tarihli, hükümlü hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşmesi nedeniyle seri muhakeme usulü uygulanamayacağından infazın aynen devamı kararına karşı hükümlünün itirazı üzerine Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.01.2023 tarihli kararı ile itirazın kabulü ile ek kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 16.08.2023 tarihli ve 2023/5021 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 02.10.2023 tarihli ve KYB-2023/94985 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenleme ve seri muhakeme usulünün soruşturma aşamasında ilgili savcılık tarafından uygulanarak düzenlenecek talepname doğrultusunda mahkemenin aynı gün karar vermesi ve yargılamaların hızlı bir şekilde yürütülmesi amacı ile getirildiği, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan "seri muhakeme usulü” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/09/2020 tarihli ve 2019/868 Esas, 2020/491 sayılı kararı ile sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının istinaf incelemesi sonucunda 21/12/2021 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Anayasasının 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın iptal kararı yürürlüğe girmeden kesinleştiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce kesinleşmiş kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetildiğinde, mercii Mahkemesince infazın kaldığı yerden devamına yönelik ek karara karşı yapılan itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde yer alan, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır" şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. Aynı Kanun'un geçici 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinde yer alan, "(c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır." "(d) 1.1.2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz." şeklinde düzenlendiği belirtilmiştir. 2. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 23.10.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2020 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ilişkin hükmün, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli kararı ile hükümlünün istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarih ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile hükümlünün mahkum olduğu suçun seri muhakeme kapsamına alınması nedeniyle Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.08.2022 tarihli ek kararı ile seri muhakeme usulünün uygulanması talebinin kabulüne ve infazın durdurulmasına karar verilmesine müteakip, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2022 tarihli kararı ile Mahkemece verilen kararın kesinleşme tarihinin iptal kararının yürürlük tarihinden önceki tarih olan 21.12.2021 tarihi olduğu, bu haliyle seri muhakeme usulü uygulanamayacağından hükümlü hakkında kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 05.12.2022 tarihli, hükümlü hakkındaki mahkumiyet kararının kesinleşmesi nedeniyle seri muhakeme usulü uygulanamayacağından infazın aynen devamı kararına karşı hükümlünün itirazı üzerine Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.01.2023 tarihli kararı ile itirazın kabulü ile ek kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 3. Dosya kapsamına göre, hükümlünün mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tabi olduğu, Bakırköy 25. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.09.2020 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 13/1, 5237 sayılı Kanun'un 62, 52/2. maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin 21.12.2021 tarihli kararı ile hükümlünün istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararının 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce Mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı hususu gözetildiğinde, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 20. Ağır Ceza Mahkemesinin 06.01.2023 tarihli ve 2023/21 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2025 tarihinde karar verildi.