Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3568 E. 2024/243 K. – Hakkı Olmayan
Konu: Hakkı Olmayan Yere Tecavüz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3568
- Karar No
- 2024/243
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakkı Olmayan Yere Tecavüz
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2082 E., 2023/191 K. SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz HÜKÜM : Ceza verilmesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Yenişehir Cumhuriyet Başsavcılığının 21.02.2019 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2.Yenişehir Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2021 tarihli kararı ile sanığın hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 3.000,00 TL adli para cezası ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 19.01.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrasını uyarınca ilk derece mahkemesinin mahkumiyet kararının kaldırılmasına, sanığın hakkı olmayan yere tecavüz suçundan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin temyiz isteği, atılı suçun unsurlarının oluşmadığına, mirasçıların şikayetçi olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Dava konusu olay, sanığın suç tarihinde dedesi ...'in katılan ... a kiraladığı dava konusu taşınmazı sürmek sureti ile tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir. 2. Mahkemece sanığın katılana kiraladığı dava konusu taşınmazı katılanın bilgisi ve rızası dışında tarlayı sürmek sureti ile üzerine atılı hakkı olmayan yere tecavüz suçunu işlediğinin kabulü ile mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Müşteki ...'ın soruşturma aşamasında kolluk tarafından alınan ifadesinde kendisine yönelik tehdit eylemi gerçekleştirdiği iddiasıyla sanıktan şikayetçi olduğu ayrıca hakkı olmayan yere tecavüz suçundan şikayetinin bulunmadığı, bu nedenle anılan suç yönünden davaya katılma hakkının bulunmadığı ve mahkemece bu suç açısından verilen katılma kararının hükümsüz olduğu, suç tarihinde taşınmazın maliki olan müşteki ...'in ise; kovuşturma aşamasında da vekili vasıtasıyla sanıktan şikayetçi olduğu ve katılma talebinde bulunduğu, bu çerçevede şikayetten vazgeçme hakkının şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olması nedeniyle katılanın vefatından sonra mirasçılarının şikayetlerinden vazgeçmelerinin hukuki sonuç doğurmayacağı kabul edilmiştir. IV. GEREKÇE A.Tebliğnameye Yönelik Suç tarihinde taşınmazın maliki olan müteveffa ...'in dava konusu taşınmazı katılan ...'a kiraladığı anlaşıldığından Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. B. Sanık Müdafinin Temyiz İstemlerine Yönelik 1.Sanık hakkında kurulan hükümde, dava konusu taşınmazın 01.01.2017-01.01.2020 tarihleri arasında tarımsal faaliyette bulunmak üzere müteveffa ... tarafından katılan ...'a kiralandığı, sanığın suç tarihinde dedesi müteveffa ... tarafından katılan ...'a kiralanan dava konusu taşınmazı sürmek sureti ile tecavüz ettiği, katılanın 30.11.2018 tarihinde jandarma komutanlığına şikayette bulunduğunun aynı tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında belirtildiği, 24.05.2019 tarihli duruşma esnasında şikayetçi olduğu ve katılma talebinde bulunduğu, katılanın atılı suçtan zarar gördüğü ve katılma hakkı bulunduğu anlaşılmıştır. Hakkı olmayan yere tecavüz suçunun mülkiyet hakkı yanında zilyetlik hakkını da koruduğu gözetilerek katılanın geçerli kira sözleşmesi ile kiraladığı dava konusu yere tecavüzün atılı suçu oluşturduğu dikkate alınmalıdır. Bu itibarla zilyetlik hakkına sahip olan katılanın kullanımında olan araziye mülkiyet hakkı sahibinin torunu tarafından gerçekleştirilen tecavüz eyleminin suç oluşturduğu gözetilmelidir. Zilyetlik hakkına yönelik atılı eylemden mahkumiyet hükmü kurulması yerine yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığı hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 19.01.2023 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 283 üncü maddesi gereği sanığın kazanılmış hakları saklı kalmak kaydıyla, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi. ...