Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3527 E. 2025/1776 K. – Kişiyi Hürriyetin

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3527
Karar No
2025/1776
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1999 E., 2022/2221 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Katılan kurum vekili, sanık müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle;

I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/223 Esas, 2022/64 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 109/2, 109/3a-e, 43/1., 53., 58. maddeleri uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. B. İstinaf Mahkemesi Kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 26.10.2022 tarih ve 2022/1999 Esas, 2022/2221 Karar sayılı hükmü ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar eleştirilerek ve katılan kurum lehine vekalet ücreti tayin edilmek suretiyle düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafii ve katılan Kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Katılan Kurum vekilinin temyiz sebepleri; sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık müdafinin temyiz sebepleri; atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, sanığın suç kastının bulunmadığına, temel cezanın alt sınırdan belirlenmesinin gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin uygulanmamasının hatalı olduğuna ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanığın, boşanma aşamasında olduğu mağdur eşinin katılan annesi ... ile birlikte kaldıkları eve onların rızaları hilafında girerek, mağdure ve katılan katılan ...'i silahla ve ölümle tehdit etmek suretiyle evde zorla alıkoyduğu, bu şekilde sanığın mağdure ve katılan ...'e yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin iddia edildiği olaya ilişkin olarak; 1.Sanığın silahı her iki katılana da yönelterek ayrı ayrı eylemini gerçekleştirdiği, her iki katılanı da ayrı ayrı hürriyetinden alıkoyduğunun anlaşılması karşısında; mağdur sayısınca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluştuğu gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2.Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek katılan bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR Gerekçe bölümünün 1. ve 2. numaralı bendlerinde açıklanan nedenlerle, katılan Kurum vekili ve sanık müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 26.10.2022 tarih ve 2022/1999 Esas, 2022/2221 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Gaziosmanpaşa 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/3527, K. 2025/1776, T. 05.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-3527-e-2025-1776-k-2e692994a2c5