Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/3321 E. 2024/9071 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3321
- Karar No
- 2024/9071
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/668 E., 2023/245 K. SUÇLAR : İftira, tehdit KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.04.2013 tarihli ve 2012/744 Esas, 2013/314 Karar sayılı kararıyla hükümlü hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Hükümlünün denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlediğinden bahisle açıklanması geri bırakılan hükümler açıklanarak, Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2023 tarihli kararı ile hükümlü hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin 03.05.2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 26.07.2023 tarihli ve 2023/14290 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89681 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.09.2023 tarihli ve KYB-2023/89681 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 106/1-1. Cümle ve 267/1 maddeleri kapsamında işlenen suçların 8 yıllık olağan zaman aşımı süresine tâbî olduğu, sanığın müsnet suçları 20/10/2012 tarihinde işlediği, 31/01/2013 tarihinde mahkemesince savunmasının alındığı, sanık hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın ise 25/05/2013 tarihinde kesinleştiği, sanığın 09/02/2015 tarihinde yeniden suç işlediği, 31/01/2013 günü işlemeye başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 25/05/2013 ile 09/02/2015 tarihleri arasında durduğu, denetim süresinde işlenen suç tarihi olan 09/02/2015 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı anlaşılmakla; zaman aşımının durduğu süreler mahsup edildikten sonra, sanığın sorgusunun yapıldığı 31/01/2013 tarihinden hükmün açıklanmasına dair kararın verildiği 31/03/2023 tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesinde düzenlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin tamamlandığı nazara alınmadan, davaların düşürülmesi yerine yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve aynı maddenin on birinci fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 25.05.2013 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 09.02.2015 tarihinde yeniden işlemeye başladığı belirlenerek inceleme yapılmıştır. 3. Hükümlüye yüklenen suçların kanun maddelerinde öngörülen cezalarının türleri ve üst sınırları itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki 1 yıl 8 ay 14 günlük durma süresi de belirtilen olağan zamanaşımı süresine eklendikten sonra zamanaşımını kesen son işlem tarihi olan 31.01.2013 tarihli sorgusundan 31.03.2023 günlü mahkumiyet tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Konya 10. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2023 tarihli ve 2022/668 Esas, 2023/245 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden CEZANIN KALDIRILMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.