Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2650 E. 2024/9476 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2650
Karar No
2024/9476
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1358 E., 2022/1351 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2022 tarihli kararı ile hükümlü hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 6 ay hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin, 15.10.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/34830 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64721 Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,11.07.2023 tarihli ve KYB-2023/64721 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde, "Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanır:

a) Türk Ceza Kanununda yer alan; 1. Hakkı olmayan yere tecavüz (madde 154, ikinci ve üçüncü fıkra), 2. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (madde 170), 3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (madde 179, ikinci ve üçüncü fıkra), 4. Gürültüye neden olma (madde 183), 5. Parada sahtecilik (madde 197, ikinci ve üçüncü fıkra), 6. Mühür bozma (madde 203), 7. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (madde 206), 8. Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (madde 228, birinci fıkra), 9. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (madde 268), suçları b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları ile 15 inci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar. c) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 93 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen suç. d) 13/12/1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen suç. e) 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ek 2 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen suç." şeklinde, Geçici 5. maddesinde yer alan, "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ...c) 250 nci maddede düzenlenen seri mûhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri mûhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz" şeklindeki düzenlemeler ile, Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı ile geçici 5. maddenin d bendinde yer alan " … kovuşturma evresine geçilmiş,…” ibaresinin aynı bentte yer alan “…seri mûhakeme usulü ... " yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, Somut dosya kapsamında, sanığın mahkûmiyetine konu suçun, 5271 sayılı Kanunu'nun 250. maddesi gereğince seri muhakeme usulüne tâbî olduğu, Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/432 esas sayılı kararının 23/11/2021 tarihinde verildiği, 01/12/2021 tarihinde kesinleştiği, Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmî Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153/5. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve mahkemesince karar verildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacağı gözetildiğinde yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi ile eklenen 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin birinci fıkrasının, inceleme konusu ile ilgili olan (c) ve (d) bentleri; "(1) Bu maddeyi ihdas eden Kanunla; ... c) 250 nci maddede düzenlenen seri muhakeme usulü ile 251 ve 252 nci maddelerde düzenlenen basit yargılama usulüne ilişkin hükümler, 1/1/2020 tarihinden itibaren uygulanır. d) 1/1/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz...." şeklinde düzenlenmiştir. Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un geçici beşinci maddesinin (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş,hükme bağlanmış...” ibaresinin aynı bentte yer alan “...seri muhakeme usulü...” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. İncelenen dosyada; Hükümlü hakkında isnat olunan eylemin 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesi uyarınca seri muhakeme usulüne tabi olduğu ancak; aynı ... nedeniyle Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesini 23.11.2021 tarihli 2021/432 Esas, 2021/881 Kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin hükmün 01.12.2021 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin d bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin aynı bentte yer alan seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle iptaline dair Anayasa Mahkemesinin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararı üzerine oluşan yeni duruma göre lehe olan hükümlerin uygulanması ve infazın durdurulmasına yönelik talebinin, Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.08.2022 tarihli ek kararı ile kabulü ile infazın durdurulmasına ve hükümlü hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması için dosyanın Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı Seri Muhakeme Bürosuna gönderilmesine karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesi'nin 21/04/2022 tarihli ve 2020/87 esas, 2022/44 sayılı kararının 02/08/2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe girdiği, 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasına göre, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının geriye yürümeyeceği, anılan kararın kovuşturma evresinin ise iptal kararı yürürlüğe girmeden sona erdiği ve iptal kararının yürürlüğe girmesinden önce mahkemesince karar verilip kesinleştirildiği anlaşılmakla, yürürlük tarihinden önce hükme bağlanmış kararlar hakkında yeniden uyarlama yargılaması yapılamayacaktır. Denizli Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 03.10.2022 tarihli seri muhakeme usulüne tâbi talepnamenin kabulü ile Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.10.2022 tarihli ve 2022/1358 Esas, 2022/1351 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet hükmü verilmiştir. 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan yedinci fıkrası ise; "... (7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir. ...” Şeklinde düzenlenmiştir. Hükümlü hakkında aynı ... nedeniyle yargılama yapıldığı ve Denizli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli kararı mahkumiyet hükmü verildiği, kararın kesinleşme tarihi gözetildiğinde yukarıda izah edildiği gibi seri muhakame usulünün uygulanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla, aynı ... nedeniyle tanzim edilen talepnamenin 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası gereğince reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Denizli 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.10.2022 tarihli ve 2022/1358 Esas, 2022/1351 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereğince oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca; hükümlü hakkında ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma veya taşıma veya bulundurma suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün KALDIRILMASINA, mükerrer açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2650, K. 2024/9476, T. 10.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-2650-e-2024-9476-k-53f2efc8a0cc