Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2445 E. 2024/9374 K. – Kişiyi Hürriyetin
Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2445
- Karar No
- 2024/9374
- Karar Tarihi
- Konu
- Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Bırakma
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1250 E., 2021/1272 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Bursa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.10.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi ile aynı Kanun'un 35 inci ile 62 nci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, temyiz edilmeksizin 06.05.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 12.05.2023 tarihli ve 2022/ 25883 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60333 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.07.2023 tarihli ve KYB-2023/60333 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl olduğu, anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca da olağanüstü dava zamanaşımı süresinin 12 yıl olduğu, suç tarihinin 15/03/2007 olduğu, sanık hakkında verilen 24/04/2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 02/05/2008 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 11/03/2009 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 02/05/2008 ile 11/03/2009 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin 10 ay 9 gün duracağı, denetim süresinde suçun işlendiği 11/03/2009 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı nazara alındığında, olağan dava zamanaşımı süresinin sanığın sorgusunun yapıldığı 30/01/2008 tarihi ile hükmün açıklandığı 28/10/2021 tarihine kadar dolduğu, olağanüstü zamanaşımın ise suçun işlendiği 15/03/2007 tarihi ile hükmün açıklandığı 28/10/2021 tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.5237 sayılı Kanun'un "Dava zamanaşımı" başlıklı 66 ncı maddesi ilgili bölümleri şöyle; "(1) Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası; ..., (d) Beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezasını gerektiren suçlarda onbeş yıl, Geçmesiyle düşer. (3) Dava zamanaşımı süresinin belirlenmesinde dosyadaki mevcut deliller itibarıyla suçun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halleri de göz önünde bulundurulur. " Şeklinde düzenlenmiştir. 2.5237 sayılı Kanun'un "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" başlıklı 109 uncu maddesi ilgili bölümleri ise; "(2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (3) Bu suçun; ... b) Birden fazla kişi tarafından birlikte, ... İşlenmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır." Şeklinde düzenlenmiştir. 3.Hükümlünün yargılamaya konu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu için 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile aynı maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca belirlenecek cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrası (d) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği, 15 yıl olağan ve 22 yıl 6 ay olağanüstü zamanaşımı sürelerinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 4.Hükümlünün üzerine atılı suçu 15.03.2007 tarihinde işlediği, hükümlünün hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 02.05.2008 tarihinde kesinleştiği, mahkemesince 30.01.2008 tarihinde savunmasının alındığı, 11.03.2009 tarihinde yeniden suç işlediği, suç tarihinde başlayan sürenin 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca 10 ay 9 gün durduğu, deneme süresinde işlenen suç tarihi olan 11.03.2009 tarihinden itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başladığı ancak hüküm tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereğince 15 yıl olağan zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.