Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2408 E. 2024/7927 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2408
- Karar No
- 2024/7927
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/65 E., 2022/151 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.11.2008 tarihli ve 2004/274 Esas, 2008/247 Karar sayılı kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunu'nun (6136 sayılı Kanun) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 765 sayılı (mülga) Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 59 uncu maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 366,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın 24.05.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Hükümlü hakkında verilen 27.11.2008 tarihli karar, beş yıllık denetim süresi içinde hükümlü tarafından kasten yeni bir suç işlediği gerekçesiyle, İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2022/65 Esas, 2022/151 Karar sayılı kararıyla açıklanarak, hükümlünün 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası, 765 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 366,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın istinaf edilmeksizin 28.03.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.05.2023 tarihli ve 2022/16274 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58544 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.06.2023 tarihli ve KYB-2023/58544 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, suç tarihinin 13/06/2004 olduğu ve sanık hakkında verilen 27/11/2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 24/05/2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde 10/05/2013 tarihinde yeniden suç işlediği, 5271 sayılı Kanun'un 231/8-son cümlesi gereğince 24/05/2009 ile 10/05/2013 tarihleri arasında dava zamanaşımı süresinin duracağı, yargılama konusu suç tarihi itibariyle sanık lehine olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4 ve 104/2. maddelerine göre 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresine tâbi olduğu dikkate alındığında, suç tarihi olan 13/06/2004 gününden hükmün açıklanmasına ilişkin kararın verildiği 18/03/2022 tarihine kadar geçen 17 yıl 9 ay 5 günden, sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24/05/2009 tarihi ile denetim süresi içerisinde işlenen suçun suç tarihi olan 10/05/2013 tarihleri arasında geçen 3 yıl 11 ay 17 günlük durma süresi çıkarıldığında 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin geçmiş olduğu cihetle, dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, davanın düşürülmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve aynı maddenin on birinci fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 24.05.2009 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 10.05.2013 tarihinde yeniden işlemeye başladığı belirlenerek inceleme yapılmıştır. 3. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5252 sayılı Kanun) 9 uncu maddeleri uyarınca; hükümlüye yüklenen suçun kanun maddesinde öngörülen cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükle bulunan ve lehe olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102 nci maddesinin dördüncü ve 104 üncü maddesini ikinci fıkralarında belirlenen 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki durma süresi de belirtilen olağanüstü zamanaşımı süresine eklendikten sonra suç tarihi olan 13.06.2004 tarihinden hükmün açıklandığı 18.03.2022 tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul 20. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2022 tarihli ve 2022/65 Esas, 2022/151 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektirdiğinden, hükümlü hakkında açılan kamu davasının 765 sayılı Kanun'un 102 nci maddesinin dördüncü ve 104 üncü maddesini ikinci fıkraları ile 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.10.2024 tarihinde karar verildi.