Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2356 E. 2023/7449 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2356
- Karar No
- 2023/7449
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/91 E., 2022/304 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Bozma
Hüküm tarihine göre Cumhuriyet savcısının duruşmasına katıldığı Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına yönelik temyiz süresi, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un (5320 Sayılı Kanun) 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesine göre tefhimden itibaren bir hafta olup, Cumhuriyet savcısının 13.09.2022 tarihinde verilen hükmü yasal süreden sonra 18.10.2022 tarihinde temyiz ettiği tespit olunmuştur. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Ahlat Cumhuriyet Başsavcılığının 14.11.2013 tarihli iddianamesi ile sanığın, katılana karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve kasten yaralama suçlarından cezalandırılması talebi ile dava açılmıştır. 2. Ahlat Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2014 tarihli kararı ile, sanık hakkında, a. Katılana karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, ek savunma hakkı verilerek, 2 yıl hapis cezası ile mahkûmiyetine, b. Katılana kasten yaralama suçundan ise 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 3. Ahlat Asliye Ceza Mahkemesinin ilgili kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 13.01.2022 tarihli kararı ile, gerekçesizlik nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozmaya uyularak; Ahlat Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli kararı ile, sanık hakkında, a. Katılana karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 2 yıl hapis cezası ile mahkûmiyetine, b. Katılana kasten yaralama suçundan ise 3.600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5. Dairemizin 10.05.2013 tarihli kararı ile usuli eksikliklerin giderilmesi amacıyla tevdii kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz isteği, suçu işlemediğine ilişkindir. 2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanığın eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının (a) ve (f) bentleri kapsamında olduğundan, alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi, kasten yaralama suçunun da bu suçun unsurunun oluşturması nedeniyle ayrıca bu suçtan ceza tayin edilemeyeceğine ilişkindir.
III. OLAYLAR VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın, üvey kızı olan katılanın sırtına adli emanetin 2013/92 sırasında kayıtlı demir çubukla vurup, evin kapısını kilitleyerek evden çıkmasına engel olması ve katılanın odanın camından kaçması iddiasına ilişkindir. 2. Ahlat Devlet Hastanesinin 12.11.2013 tarihli saat 16:00'da düzenlenen 251 sayılı raporunda, katılan çocuğun sırtının sol üst kısmında kızarıklık ve morarma tarifi ile, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı belirtilmiştir. 3. Katılan aşamalarda, evin camının temizliğini beğenmeyen sanığın, kendisine hakaret ettiğini, demir çubukla sırtına vurup, evin kapısını kilitleyerek okula gitmesine izin vermediğini, üzerine yürüyen sanığın elinden şişi aldığını, sanığın da "artık seninle başedemiyorum, ya sen bu evde kalırsın ya da ben kalırım" dediğini, kendisinin de demir çubuğu yere attığını, pencereden kaçıp okula gittiğini, olayın akşamında abisi İslam Araz'ın sırtına yumrukla vurduğunu beyan etmiştir. 4. İslam Araz hakkında katılanı yaralama suçundan Ahlat Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/690 sayılı dosyası ile ayrı soruşturma yürütüldüğüne dair 14.11.2013 tarihli tefrik kararı bulunmaktadır. 5. Sanık savunmasında, olay günü katılanın abisi ile kavga ettiğini, abisinin katılana yumruk attığını, kendisinin olumsuz bir davranışının olmadığını, atılı suçları işlemediğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE A. Cumhuriyet savcısının temyiz istemine yönelik; Cumhuriyet savcısının yüzüne karşı verilip 13.09.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tefhim edilen karara karşı, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 18.10.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, reddine karar vermek gerekmiştir. B. Sanığın temyiz istemine yönelik; 1. Katılan çocuk, kayden 25.02.2001 doğumlu olup, suç tarihinde 13 yaşını doldurmamıştır. 2. Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler, katılanın istikrarlı anlatımları, bu anlatımlarla uyumlu doktor raporu ile tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, silahtan sayılan demir çubuk ile katılanın sırtına vurup, evin kapısını kilitleyerek hürriyetinden yoksun kıldığı, sanığın üzerine yürümesi üzerine elindeki demir çubuğu alan katılanın, tespit edilemeyen bir zamandan sonra evin penceresinden çıkarak kaçtığı anlaşılmıştır. 3. Cebir veya tehdit kullanılarak işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun "işlenmesi amacıyla" ya da "sırasında" gerçekleşen neticesi sebebiyle ağırlaşmış haller dışındaki kasten yaralama fiillerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru olduğu ve ayrı bir suç olarak değerlendirilemeyeceği, demir çubukla basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı katılanı, evin kapısını kilitleyerek hürriyetini kısıtladığı olayda, sanığın eyleminin kül halinde 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarının (a) ve (f) bentlerinde yer alan cebir uygulamak suretiyle, çocuğa karşı ve silahla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu gözetilmeden hukuki anlamda tek suç sayılan fiilin vasıf yönünden bölünerek yazı şekilde ayrı ayrı hükümler kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuştur. 4. Kabul ve uygulamaya göre de; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından, a. Sanığın atılı suçu silahtan sayılan demir çubuk ile gerçekleştirmesine rağmen, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmaması, ayrıca eyleminin silahla ve çocuğa karşı işlenmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereğince temel ceza belirlenirken, aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği gözetilerek, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, isabetli görülmemiştir. b. Sanığın, evin kapısını kilitledikten ve katılanın üzerine yürüdükten sonra, katılanın, sanıktan demir çubuğun alıp evin penceresinden kaçtığını beyan etmesi karşısında, sanığın eyleminin teşebbüs aşamasında kalıp kalmadığının tartışılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka uygun bulunmamıştır. c. Suç tarihinde engel sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin altıncı fıkrasının (b) bendi maddesi, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği hususları tartışılarak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hususunda bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, "yasal olanak bulunmadığından" şeklindeki
yetersiz gerekçeyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci ve 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR Cumhuriyet savcısının temyiz istemine yönelik; Gerekçe bölümünün (A) başlıklı kısmında açıklanan nedenlerle, Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanığın temyiz istemine yönelik; Gerekçe bölümünün (B) başlıklı kısmında açıklanan nedenlerle, Ahlat Asliye Ceza Mahkemesinin 13.09.2022 tarihli kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci ve 326 ıncı maddesinin son fıkrası gereğince ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydıyla, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.