Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2094 E. 2024/9093 K. – Suç Üstlenme

Konu: Suç Üstlenme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2023/2094
Karar No
2024/9093
Karar Tarihi
Konu
Suç Üstlenme

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/488 E., 2022/601 K. SUÇ : Suç üstlenme KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İzmir 43.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/488 E., 2022/601 K. Sayılı kararı ile suç üstlenme suçundan hükümlü ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 270 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın istinaf edilmeksizin 17.10.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşımıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 07.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.06.2023 tarihli ve KYB-2023/56626 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; " 1-Adlî sicil kaydına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında tayin olunan 18 gün hapis cezasının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesinde yer alan “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir” şeklindeki düzenleme uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesinde, 2-Kabule göre de; benzer bir olaya ilişkin, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 27/04/2021 tarihli ve 2019/15972 Esas, 2021/13270 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, alkollü olarak araç kullanmak suretiyle trafik güvenliğini tehlikeye düşürmek suçunun alkolsüz kişi tarafından üstlenilmesinde objektif imkansızlık bulunması nedeniyle sanığın iddianamede tanımlanan eyleminin, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 283/1. maddesinde "Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklinde tarif edilen suçluyu kayırmak suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A-(1) numaralı istem yönünden; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün ve 47/43 sayılı kararında açıklandığı üzere sanığın daha önce bir kez tanınmış olan atıfetin genişletilmesi suretiyle hakkaniyete aykırı, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açacak biçimde önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan ikinci kez mahkumiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırılmasının mümkün bulunmadığı cihetle, hükümlünün eylemine uygun olan 5237 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinin birinci fıkrasında öngörülen cezaların alt sınırı dikkate alınarak; hükmolunabilecek ceza süresi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca aynı maddenin birinci fıkrasındaki tedbirlere çevrilmesi zorunluluğu bulunmadığından, bir numaralı kanun yararına bozma istemi yerinde görülmemiş ve reddine karar vermek gerekmiştir. B-(2) numaralı istem yönünden; Alkolün etkisiyle trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işleyen arkadaşının yargılanmasının engellenmesine imkan sağlamak için aracı kendisinin kullandığı yönünde beyanda bulunan hükümlü ...'ın alkolsüz olması nedeniyle üstlendiği fiilin kendisi yönünden suç oluşturmaması dikkate alındığında, eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 283 üncü maddesinde düzenlenen suçluyu kayırma suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde suç üstlenme suçundan mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A-(1) numaralı istem yönünden ; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, B-(2) numaralı istem yönünden 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 43. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2022 tarihli ve 2022/488 Esas, 2022/601 Karar sayılı ilamının aleyhe sonuç doğurmamak ve yeniden yargılama yapılmamak üzere 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, yanılgılı uygulama nedeniyle çift atıfet sağlanamayacağı nazara alınarak infazın mahkemece belirlenen ceza miktarı üzerinden yapılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2023/2094, K. 2024/9093, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2023-2094-e-2024-9093-k-3b360ff51c83