Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/2093 E. 2024/8671 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/2093
- Karar No
- 2024/8671
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/976 Esas, 2022/1068Karar SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Mahkumiyet (Hükmün açıklanması suretiyle) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.10.2011 tarihli kararı ile hükümlü hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 5 ay 4 gün hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan kararın itiraz edilmeksizin 07.12.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Hükümlü hakkında verilen karar, beş yıllık denetim süresi içerinde kasıtlı bir suç işlediğinden bahisle, İstanbul Anadolu 53. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2022 tarihli ve 2021/976 Esas, 2022/1068 Karar sayılı kararıyla aynen açıklanarak istinaf edilmeksizin 19.07.2022 tarihinde kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.05.2023 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 16.06.2023 tarihli ve KYB- 2023/57258 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma isteminin; "....sanığın eylemine uyan anılan suç için kanunda öngörülen cezasının türü ve üst sınırına göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereğince 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi olduğu, sanığın yakalama üzerine 05/11/2010 tarihinde sanığın savunmasının alındığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 07/12/2011 tarihi ile yeniden suç işlendiği 27/12/2013 tarihleri arasında 2 yıl 20 gün durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı, bu haliyle 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin ve suçun işlendiği 28/10/2007 tarihinde işlemeye başlayan 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin 01/07/2022 olan hükmün açıklanması tarihine kadar dolduğu gözetilmeden, zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendinin; “Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.” Şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve aynı maddenin on birinci fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının, denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının kesinleşmesi koşuluyla suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı, dosya kapsamına göre hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 07.12.2011 tarihi itibarıyla duran zamanaşımının sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 27.12.2013 tarihinde yeniden işlemeye başladığı belirlenerek inceleme yapılmıştır. 3. Hükümlüye yüklenen suçun Kanun maddesinde öngörülen cezanın türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenen 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen dönemdeki 2 yıl 20 günlük durma süresi de belirtilen olağan zamanaşımı süresine eklendikten sonra zamanaşımını kesen son işlem tarihi olan 05.11.2010 tarihli sorgusundan 01.07.2022 günlü mahkumiyet tarihine kadar gerçekleştiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmekle, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İstanbul Anadolu 53.Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2022 tarihli ve 2021/976 Esas, 2022/1068 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedenine göre hükümlünün cezasının kaldırılmasına, hükmedilen cezanın infaz edimemesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.11.2024 tarihinde karar verildi.