Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2023/1532 E. 2024/7326 K. – Parada Sahtecilik
Konu: Parada Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/1532
- Karar No
- 2024/7326
- Karar Tarihi
- Konu
- Parada Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/593 E., 2021/371 K. SUÇ : Parada sahtecilik KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli kararı ile hükümlü hakkında parada sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve aynı Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 17.01.2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 31.03.2023 tarihli ve 2022/18337 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40805 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.05.2023 tarihli ve KYB-2023/40805 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “1-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26/03/2013 tarihli ve 2012/9-1468 esas, 2013/101 karar sayılı ilamında yer alan, ''...Fiili işlediği sırada on iki yaşını doldurmuş olup da on beş yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluğu işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin varlığına bağlıdır. Bu yaş grubundaki çocukların ceza sorumluluklarının bulunup bulunmadığı açılacak kamu davası sonucunda çocuğun sosyal inceleme raporundaki ailevi, sosyal, ekonomik, psikolojik koşulları ile eğitim durumuna ilişkin tespitler ve adlî tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunluluk hâlinde uzman hekimin görüşü dikkate alınarak bizzat çocuk mahkemesi tarafından belirlenir. Bu değerlendirme sonucunda mahkemece çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediği kabul edilirse ceza sorumluluğu yoktur ve hakkında 5271 sayılı CMK’nun 223/3-a maddesi uyarınca “kusurunun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilip, çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur...” şeklindeki açıklama karşısında, Kayden 14/08/2001 doğumlu olup, suçun işlendiği 05/07/2016 tarihinde 12-15 yaş gurubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında, ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunda yapılacak değerlendirmeye esas olmak üzere sosyal inceleme raporu aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kayden 14/08/2001 doğumlu olup, suçun işlendiği 05/07/2016 tarihinde 12-15 yaş grubu aralığında olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/2. maddesi gereğince indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 31/3. maddesi gereğince indirim yapılarak karar verilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan ikinci fıkrası; "... (2)Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz. ..." Şeklinde düzenlenmiştir.
2.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli hükmünde hükümlü hakkında 5237 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca suç tarihinde 15- 18 yaş grubundan olduğundan bahisle cezasından (1/3) oranında indirim yapıldığı anlaşılmıştır. Hükümlünün kayden 14.08.2001 doğumlu ve suçun işlendiği 05.07.2016 tarihinde 12-15 yaş grubu içerisinde olduğu tespit edilmiştir. Hükümlünün cezai sorumluluğu suç tarihinde işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığına veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğine bağlıdır. Dava dosyası kapsamında hükümlünün suç tarihinde cezai sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti için sosyal inceleme raporu da aldırılarak belirtilen konuda da rapor alınması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi Kanun'a aykırıdır. Hükümlünün cezai sorumluluğunun bulunduğuna dair rapor alınması halinde ise 5237 sayılı Kanun'un 31 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenen cezadan (1/2) oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca cezadan (1/3) oranında indirim yapılarak fazla ceza tayini, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.10.2021 tarihli ve 2019/593 Esas, 2021/271 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasını oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.10.2024 tarihinde karar verildi.