Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/6186 E. 2024/7877 K. – Kişiyi Hürriyetin

Konu: Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/6186
Karar No
2024/7877
Karar Tarihi
Konu
Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/41 E., 2022/604 K. SUÇ : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 29.03.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında başka suçlarla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır. 2. İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli ve 2019/876 Esas, 2020/261 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 08.04.2022 tarihli ve 2021/41 Esas, 2022/604 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılması ile sanık hakkında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat hükmü kurularak istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan kurum vekilinin temyiz sebepleri; Sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olduğuna, beraat hükmünün hukuka aykırı olduğuna, hükme esas alınan delillerden sanığın atılı suçu işlediğinin anlaşıldığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğuna, sanığın üst sınırdan, indirim hükümleri uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine, re'sen belirlenecek nedenlerle haksız ve hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, katılan ...'ın, bir hasar danışmanlık şirketinde çalıştığı ve kaza yapması nedeniyle tanıştığı sanık ile iş takibi yapmak üzere anlaştığı, olay tarihinde sanık ... katılanın buluştukları, balıkçı barınağının olduğu sahilde yürürken aralarında tartışma çıktığı ve katılanın yaralandığı, sanığın katılanı araca kilitlemek suretiyle hürriyetini kısıtladığı iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince, sanığın, katılana karşı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediği sabit kabul edilerek atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan incelemede; "...Dosyanın incelemesinde; dosyada ve müşteki beyanında açıkça anlaşılacağı üzere sanık ile katılanın olay mahalline gittikleri ... plakalı aracın katılana ait olduğu ve katılanın bu araçla olay mahalline gittiği, araç anahtarlarının sanığa verildiğine dair bir iddiasının da bulunmadığı, katılan hazırlık ifadesinde saat 00:19'da 155'i aradığını, ekip talep ettiğini, gelen ekipleri görünce araçtan çıktığını, kendilerini durumu izah ettiğini beyan etmiş ayrıca katılan beyanında sanığın silahtan sayılan açılır şekildeki bir bıçak olduğunu ve sanığın bu bıçağı kendisine doğrulttuğunu iddia etmiş, sanığın yakalanma tutanağında üzerine katılanın tarif ettiği herhangi bir suç aletinin olmadığı tespit edilmiştir. Katılanın bu beyanları karşısında katılanın arabaya kilitlendiğine ve hürriyetinden yoksun kılındığına dair katılanın soyut, çelişkili ve hayatın olağan akışına uymayan beyanı karşısında sanığın TCK'nın 109 maddesinde belirtilen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sanık tarafından işlendiğinin ispatlanamadığı anlaşılmakla sanık hakkında bu suçtan verilen mahkumiyet kararının kaldırılarak yerine unsurları yönünden oluşmayan suçtan sanığın CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraatine hükmedilmemesi hukuka aykırı olmakla birlikte bu hususun davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılmasını gerektirmeksizin CMK’nın 280/1a ve 303/1 maddeleri uyarınca düzeltilmesi mümkün olduğu..." şeklindeki gerekçeyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen mahkûmiyet kararı kaldırılarak sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Dosya kapsamı, sanık savunmaları, mağdur anlatımları, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, CD izleme tutanağı, bilirkişi raporu ve dava dosyasındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde Bölge Adliyesi Mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmemiştir. Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan Bölge Adliye Mahkemesince kurulan beraat hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığından, katılan kurum vekilinin, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işlediğinin sabit olduğuna, beraat hükmünün hukuka aykırı olduğuna, hükme esas alınan delillerden sanığın atılı suçu işlediğinin anlaşıldığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğuna, sanığın üst sınırdan, indirim hükümleri uygulanmaksızın cezalandırılması gerektiğine, re'sen belirlenecek nedenlerle haksız ve hukuka aykırı kararın bozulması gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 08.04.2022 tarih ve 2021/41 Esas, 2022/604 Karar sayılı kararında katılan kurum vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 41. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/6186, K. 2024/7877, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2022-6186-e-2024-7877-k-39284d6f9435