Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/5081 E. 2024/7880 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5081
Karar No
2024/7880
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/616 E., 2022/1003 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade, onama Hükmolunan cezaların miktarı itibarıyla kabulünde yasal olanak bulunmayan sanık ... müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemleri süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 03.02.2020 tarihli iddianamesiyle sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... hakkında başka suçla birlikte yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bendi gereğince cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.04.2022 tarihli kararıyla sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) ve (f) bendi, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası, yollamasıyla birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi gereğince 5 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanık ..., sanık ..., sanık ..., sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. 3. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 27.06.2022 tarih ve 2022/616 Esas, 2022/1003 Karar sayılı kararı ile sanıklar ... ..., ..., Burak, Ural hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; haksız ve yersiz mahkeme kararının bozulması gerektiğine, sanıkta suç kastı bulunmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğine, atılı suça ilişkin iştirakinin bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, re'sen belirlenecek nedenlerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, alıkoyma kastı bulunmadığına, alt sınırdan uzaklaşmanın adil olmadığına, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine, kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 3. Sanık ...'ın temyiz sebepleri; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yeterli inceleme yapılmadığına, suç işleme kastı olmadığına, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir sebep bulunmadığına, tüm suçlardan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 4. Sanık ...'ın temyiz sebepleri; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yeterli inceleme yapılmadığına, suç işleme kastı olmadığına, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir sebep bulunmadığına, tüm suçlardan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. 5. Katılanlar Kadir ve ... vekilinin temyiz sebepleri; sanıkların kasten yaralama suçunu işlediklerinin sabit olduğuna, sanıklar aleyhine bozulması gerektiğine, sanıkların cezalandırılması istenilen diğer suçlar yönünden alt sınıra yakın ve alt sınırdan hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın sanıklar aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; Dava konusu olay, sanıkların aynı ... ve karar birliği içinde hareket ederek katılanları, zorla, cebir kullanarak işyerine sokup, işyerinin kapısını kapatarak hürriyetlerini kısıtladıkları, silah kullandıkları ve katılanları darp ettikleri iddiasına ilişkindir. A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü İlk derece mahkemesince, sanıkların, olay tarihinde saat 17.34'ten 18.02'ye kadar yaklaşık yarım saat süre ile katılanları darp ettikleri, işyerine soktukları ve kepenkleri kapatarak içeride de darp ettiklerinin sabit olduğu, sanıkların eylemlerinin bütünlüğü de nazara alındığında, sanıkların bir suç işleme kararının icrası kapsamında, katılanlara karşı ... bütünlüğü içinde tek bir eylemle, darp edilerek işyeri içerisine sokulması ve kepenkleri kapatılarak yaklaşık yarım saat tutulması nedeniyle sanıklar hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanarak sanıkların, cebir kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B- Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü; Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu yönünden, Bölge Adliye Mahkemesince yapılan incelemede; "...Oluşa uygun kabule göre, sanıkların suçu silahla, birden fazla kişi ile birlikte ve çocuğa karşı işlemeleri nedeniyle hükmolunan ... cezalarda artırım yapılırken uygulama maddesinin "5237 sayılı TCK'nın 109. maddesinin 3. fıkrasının (a), (b) ve (f) bentleri" yerine "TCK'nın 109/3-a-f" fıkra ve bentleri olarak eksik gösterilmesi mahallinde düzeltilmesi mümkün yazım hatası kabul edilmiştir..." şeklindeki eleştiri dışında İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, bir isabetsizlik bulunmadığı kabul edilmiş ve istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesinin birinci fıkrasında ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulabileceğinin düzenlenmiş olduğu, ilk derece mahkemesince sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan verilen " hüküm kurulmasına yer olmadığı" kararının aynı Kanun'un 223 üncü maddesine göre kurulmuş bir hüküm olmadığı anlaşılmakla, kasten yaralama suçu yönünden kanun yolu denetimine tabi bir hüküm bulunmadığından Tebliğnamedeki (1) nolu düşünceye iştirak edilmemiştir. Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede; 1.Katılanlar Kadir ve ... vekilinin temyiz istemleri yönünden; Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, katılanların aşamalardaki beyanları, 17.12.2018 tarihli kamera inceleme tutanağı, adli raporlar, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesinin kabul ve uygulamasında isabetsizlik olmadığından katılanlar Kadir ve ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2.Sanık ... müdafiinin, sanık ... müdafiinin ve sanık ... ile sanık ...'ın temyiz istemleri yönünden; 1. Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, katılanların aşamalardaki beyanları, 17.12.2018 tarihli kamera inceleme tutanağı, adli raporlar, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin gerekçesi isabetli bulunmakla, sanık ... müdafiinin, haksız ve yersiz mahkeme kararının bozulması gerektiğine, sanıkta suç kastı bulunmadığına, sanığın atılı suçu işlemediğine, atılı suça ilişkin iştirakinin bulunmadığına, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, sanık ... müdafiinin, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, alıkoyma kastı bulunmadığına, haksız tahrik hükmünün uygulanması gerektiğine, kararın bozularak beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık ... ve sanık ...'ın, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, yeterli inceleme yapılmadığına, suç işleme kastı olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine yönelik yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. 2. Mahkemesince gerekçesi belirtilmek suretiyle teşdit uygulandığından ve 5237 sayılı Kanun'un 3 üncü ve 61 inci maddeleri uyarınca birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği durumlarda ... hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle tayin edilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümler yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin 27.06.2022 tarih ve 2022/616 Esas, 2022/1003 Karar sayılı kararında katılanlar Kadir ve ... vekili ile sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karabük 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/5081, K. 2024/7880, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2022-5081-e-2024-7880-k-5312ef04c4ac