Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/2664 E. 2023/1277 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2664
- Karar No
- 2023/1277
- Karar Tarihi
B O Z M A Ü Z E R İ N E İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/730 E., 2021/248 K. SUÇLAR : Silahla tehdit, 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık müdafii tarafından verilen 06.05.2022 tarihli temyiz dilekçesinin, eski hale getirme talebini de içerdiği, eski hale getirme istemi hakkında karar verme yetkisinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 42 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmü temyizen incelemekle görevli Yargıtay'a ait olduğu anlaşılmakla, eski hale getirme talebinin kabulüne dair Mahkemesince verilen 11.05.2022 tarihli ek kararın hukuki değerden yoksun olduğu ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10 uncu maddesine göre gerekçeli karara ilişkin tebligatın, "tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır" hükmü gereği, sanığın duruşmada bildirdiği en son adresi yerine doğrudan MERNİS adresine yapılmasının usulsüz olduğu bu nedenle sanık müdafiinin öğrenme üzerine yaptığı temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilmiştir. Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12.10.2011 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması ve 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık suçlarından dava açılmıştır. 2. ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 06.03.2012 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan, 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 8.320,00 TL adli para cezası ile; 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 3. ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 06.03.2012 tarihli kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 01.07.2014 tarih ve 2014/3609 Esas, 2014/17067 Karar sayılı kararı ile ''...Yargılama aşamasında hükümlü olup ve olayın aynı zamanda tanığı olan katılananın aşamalarda talimatla alınan ifadelerinde, mahkemesinde olayın nasıl meydana geldiğini, nereden ... edildiğini göstermek istediğini, ısrarla beyan etmesi ve dosya kapsamı itibariyle, olay yerinde katılan da hazır bulundurularak usulen keşif yapılıp katılanın bulunduğu yerden ... edenleri teşhis ... edemeyeceği belirlenip, sanığın evinde ele geçen mermilerin olay yerinde ele geçen boş kovanlarla aynı seriden olup olmadığı da mümkünse tesbit edildikten sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, ..'' nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 09.03.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında aynı hükümler kurulmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, silahın ele geçirilmediğinden sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay; aralarında eskiye dayalı husumet olan katılan ile sanığın amcası tanık F.T. arasında çıkan tartışma üzerine, sanık tarafından katılanın evine ... namlulu tüfekle ... edilmesine ilişkindir. 2. Kriminal Pois Laboratuarı Müdürlüğü'nden alınan raporda ... edilen yerden ele geçirilen kovanların ... namlulu bir silahtan atıldığı belirtilmiştir. 3. Sanığın evinde yapılan aramada ele geçirilen 2 adet fişek üzerindeki ibarenin, ... edilen noktada bulunan 9 adet kovan üzerinde yer ... ibarelerle aynı olduğu tespit edilmiştir. 4. Mahkemece yapılan keşifte ... edilen yer ile katılanın evi arasında 290 metre olduğu belirlenmiştir. 5. Tanık olarak ... Karakol Komutanı İ.C.'nin ifadesi alınmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden; 1. Katılanın ve tanık İ.C.'nin aşamalardaki beyanları, olay tutanağı, kriminal rapor ve keşif üzerine alınan bilirkişi raporu ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin gerekçesi isabetli bulunmakla, sanık müdafiinin sanığa isnat edilen eyleme ilişkin somut ve kesin bir delil bulunmadığına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. B. Sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden; Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanık hakkında mahkumiyet kararının verildiği 06.03.2012 tarihi olduğu ve bu tarihten, ikinci kararın verildiği 09.03.2021 tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 09.03.2021 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık hakkında silahla tehdit suçundan kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin, 09.03.2021 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.03.2023 tarihinde karar verildi.