Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/2094 E. 2024/6069 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/2094
- Karar No
- 2024/6069
- Karar Tarihi
BOZMA ÜZERİNE İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/79 E., 2021/292 K. SUÇLAR : Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, konut dokunulmazlığını ihlal etme, tehdit, yaralama HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma, Düşme, Onama Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin hükmolunan ceza miktarı yönünden 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318 inci maddesi gereğince reddine karar verilerek inceleme yapılmıştır. Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Buldan Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11.02.2013 tarihli iddianamesi ile sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ( 5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, mağdur ...'e yönelik 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, sanık ... hakkında başka suçlarla birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi uyarınca, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 5237 sayılı Kanun' un 38 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 116 ncı maddesinin birinci fıkrası, dördüncü fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca, silahla tehdit suçundan iki kez 5237 sayılı Kanun' un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 02.01.2014 tarihli kararıyla sanık ... hakkında mağdur ...'e yönelik yaralama suçundan 3.600,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine, mağdur ...' a karşı nitelikli yaralama suçundan 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetine, sanık ... hakkında, müşteki ...' ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirme suçundan 2 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine, müşteki ...' ya yönelik konut dokunulmazlığını ihlal etmeye azmettirme suçundan 2 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine, müşteki ...' ye yönelik silahla tehdit suçundan 3 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine, müşteki İsmail' e yönelik silahla tehdit suçundan 3 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir. 3. Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 02.01.2014 tarihli kararının Cumhuriyet savcısı, sanık ... ve sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay (14). Ceza Dairesinin 11.12.2018 tarihli ve 2017/10441 Esas, 2018/7373 Karar sayılı kararı ile; "...5320 sayılı CMK'nın Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 6217 sayılı kanun ile değişik geçici madde 3. ve 5271 sayılı CMK'nın 188 maddesine aykırı olarak Cumhuriyet savcısının yokluğunda ve mütalaasına başvurulmaksızın duruşma yapılarak karar verilmesi,..." kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 4. Bozma üzerine Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarih ve 2019/79 E., 2021/292 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında mağdur ...' e yönelik yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ıncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 3.600,00 TL adli para cezası ile mahkumiyetine, mağdur ...'a karşı nitelikli yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında, müşteki ...'ya yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılmaya azmettirme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca, 2 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına, konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 38 inci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 116 ncı maddesinin dördüncü fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesi uyarınca, 2 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına, silahla tehdit suçundan iki kez 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile mahkumiyetine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ...'nin temyiz sebepleri; mahkumiyetine dair hükmün temyizen incelenerek bozulmasına, eksik inceleme ile usul ve kanuna aykırı karar verildiğine, delillerin takdirinde hata yapıldığına, re'sen tetkik edilecek sebeplerle mahkumiyetine dair kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil olmadığına, haklı bir gerekçe olmadan alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine, lehe olan hükümlerin uygulanmadığına, re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Dava konusu olay, sanık ...'ın azmettirmesiyle temyiz dışı mağdur sanık ... ve kovuşturma aşamasında vefat eden mağdur sanık ...'ın, sanık ...' a ait motosikletle müşteki ...'yı getirmek için evine gittikleri, zorla evine girerek müşteki ...'nın hürriyetini kısıtlayıp sanık ...' ın yanına götürmek istedikleri, müştekiye yardım etmek için eve gelen sanık ..., ... ve ...' ın, mağdur sanık ... ve mağdur sanık ...' a karşı koydukları, çıkan arbedede mağdur sanık ...'i sopayla kemik kırığı oluşacak şekilde yaraladıkları, mağdur sanık ...'i odunla ve sopayla basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir nitelikte yaraladıkları, yaralı vaziyette olan mağdur sanık ...'i traktör römorkuna koyarak sanık ...'ın işyeri önüne bıraktıkları, bunu gören sanık ...'ın av tüfeğiyle sanık ...'nin işyerini ve sanık ...'ın aracını kurşunladığı ve olay sonrasında farklı şekilde ifade vermesi için mağdur sanık ...'e baskı yapmak suretiyle tehdit ettiği iddiasına ilişkindir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede, 1. Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, Adli Tıp raporları, expertiz raporları, müşteki beyanları, tanık anlatımları, sanık savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin, sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak, somut ve kesin delil olmadığına, haklı bir gerekçe olmadan alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edildiğine, re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemesince gerekçesi gösterilmek suretiyle sanık hakkında takdiri indirim uygulanmadığı ve lehe hükümlerin uygulanmama nedenlerinin tartışıldığı anlaşılmakla, hükümde bu hususta hukuka aykırılık bulunmamıştır. B.Sanık ... hakkında mağdur ...' a karşı nitelikli yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede, 1. Dava dosyası içeriği, olayın kolluğa intikal şekli, kolluk görevlileri tarafından hazırlanan tutanaklar, Adli Tıp Kurumu raporları, mağdur beyanları, tanık anlatımları, sanık savunmaları, Yargıtay bozma ilamı ve dosya kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın davaya konu eylemi gerçekleştirdiğine ilişkin ilk derece mahkemesinin kabulünde hukuka aykırılık bulunmadığı, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın, mahkumiyetine dair hükmün temyizen incelenerek bozulmasına, eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğine, delillerin takdirinde hata yapıldığına, re'sen tetkik edilecek sebeplerle mahkumiyetine dair kararın bozulması gerektiğine yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. C. Sanık ... hakkında tehdit, sanık ... hakkında basit yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan incelemede, 1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca ve 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (e) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca belirlenen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin suç tarihinden, karar tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. V. KARAR A.Sanık ... hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden, Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarih ve 2019/79 Esas, 2021/292 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B.Sanık ... hakkında mağdur ...' a karşı nitelikli yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden, Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarih ve 2019/79 Esas, 2021/292 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C.Sanık ... hakkında tehdit, sanık ... hakkında basit yaralama suçlarından kurulan hükümler yönünden, Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle Buldan Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarih ve 2019/79 Esas, 2021/292 Karar sayılı hükmüne yönelik sanık ... müdafiinin ve sanık ...' nin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkında tehdit ve sanık ... hakkında basit yaralama suçlarından açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2024 tarihinde karar verildi.