Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/197 E. 2023/10331 K. – Hükümlü Veya
Konu: Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/197
- Karar No
- 2023/10331
- Karar Tarihi
- Konu
- Hükümlü Veya Tutuklunun Kaçması
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/481 Esas, 2019/742 Karar HÜKÜMLÜ : İlhan Coşkun SUÇ : Hükümlü veya tutuklunun kaçması KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN:Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2019 tarihli kararı ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan yapılan yargılama sonucunda 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair hükmün, istinaf edilmeksizin 25.12.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan verilen Silivri 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2019 tarihli kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.12.2021 tarihli ve KYB- 2021/134247 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "...5271 sayılı Kanun'un 193/2. maddesinde yer alan, "(Ek fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./28.mad) Sanık hakkında, toplanan delillere göre mahkûmiyet dışında bir karar verilmesi gerektiği kanısına varılırsa, sorgusu yapılmamış olsa da dava yokluğunda bitirilebilir." şeklindeki ve anılan Kanun'un 195/1. maddesinde yer alan, "Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır." şeklindeki düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, atılı suça ilişkin olarak sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Sanığın duruşmada hazır bulunması ve sorgusunun yapılmış olması gerekliliği, "yargılamanın yüze karşı olması, savunma hakkının kısıtlanmaması ve cezanın bireyselleştirilmesi" ilkelerinin bir sonucu olup, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 193 üncü maddesinin ikinci ve 195 inci maddesinin birinci fıkralarında belirtilen ayrık hükümler dışında, delillerin takdir ve tayininin gerektiği durumlarda sanığın sorgusu yapılmadan hüküm kurulmasının olanaklı bulunmaması karşısında; 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü maddesi hükmüne aykırı olarak aynı Kanun'un 147 ve 191 inci maddeleri uyarınca sanığın sorgusu yapılmadan mahkûmiyet hükmü kurularak savunma hakkının kısıtlanması Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR Açıklanan nedenlerle; 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.10.2019 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 maddesinin üçüncü fıkrası gereğince oybirliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrası (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2023 tarihinde karar verildi.