Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2022/196 E. 2023/10143 K. – Banka Veya Kredi

Konu: Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2022/196
Karar No
2023/10143
Karar Tarihi
Konu
Banka Veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/269 E., 2018/ 245 K. SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Ödemiş Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçundan mahkumiyet hükmünün istinaf edilmeksizin 04.09.2018 kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 28.10.2021 tarihli ve 2021/20948 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.12.2021 tarihli ve KYB-2021/133776 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.12.2021 tarihli ve KYB-2021/133776 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, sanığın bankadan aradığını söyleyerek, müştekiye sigorta iptal talebinin bulunduğunu bildirip, kredi kartı bilgilerini almak suretiyle müştekinin kredi kartından internet üzerinden harcama yapması şeklinde gerçekleşen olayda, her ne kadar anılan Mahkemesince başkasına ait banka veya kredi kartlarının izinsiz kullanılması suretiyle yarar sağlama suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, sanığın eyleminin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158/1-l maddesinde düzenlenen kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE Oluş ve tüm dosya kapsamına göre; hükümlünün yetkilisi olduğu firmaya ait telefondan arayan kişinin kendilerini ... Sigorta Departmanından aradığını söyleyip banka görevlisi olarak tanıtarak katılandan sigortası poliçesinin iptal edilmesi karşılığında kart bilgilerini istemesi, katılanın de söz konusu bilgileri ve cep telefonuna gelen sms şifresini vermesi neticesinde hesabından 950,00 TL harcama yapılmak suretiyle haksız menfaat elde edilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, hükümlünün eyleminin Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı, 6763 sayılı Kanun 'un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesi birinci fıkrasına eklenen (L) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun suç tarihi itibariyle aleyhe bir düzenleme olduğu, Mahkemesince gerekçeli kararda nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışıldığı ve kararda hukuka aykırılık olmadığı anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2022/196, K. 2023/10143, T. 18.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2022-196-e-2023-10143-k-457c3e2e77e4