Yargıtay · 8. Ceza Dairesi

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/6527 E. 2024/46 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Ceza Dairesi
Esas No
2021/6527
Karar No
2024/46
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/435 E., 2016/143 K.

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2014 ve 02.04.2015 tarihli iddianameleri ile sanıklar hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb. ve sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçlarından cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır. 2. İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.02.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma vb. suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın atılı suçu işlemediğine, eksik inceleme ile hatalı karar verildiğine, sanığın suç işleme kastı bulunmadığına, mahkumiyete yeterli, inandırıcı ve kesin delil bulunmadığına ilişkindir. 2. Sanık ... ve müdafiinin temyiz istekleri; müştekinin soyut ve çelişkili iddiaları dışında sanığı suçlamaya yeter delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, menfaat temini olmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkindir. 3. Müşteki ... vekilinin temyiz isteği; cezaların miktar açısından caydırıcı olmadığına, indirim uygulanmasının kabul edilebilir olmadığına, bankanın zarara uğradığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay; şüpheli ...'ın müşteki ...'yı maaş karşılığı işlerinin bozuk olması nedeniyle %90 hisse ile şirkete ortak yaptığı ve diğer çalışanı ...'ın iştiraki ile sahte kredi kartları alarak kullandıkları iddiasına ilişkindir. 2. 15.08.2012 tarihli tutanakta sanık ...'ın, müşteki adına tanzim edilen kredi kartını teslim alırken yakalandığı ve diğer sanık ...'ın da aynı adreste olduğu, 3. 01.07.2013 tarihli bilirkişi raporunda Garanti Bankası Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesindeki imzaların sanık ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, 4. Sanık ...'in ATM para çekme görüntülerindeki şahsın kendisi olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE Sanıklar hakkında her iki banka yönünden banka sayısınca sahte banka veya kredi kartı kullanmak suretiyle yarar sağlama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası ile cezalandırılması için açılan kamu davasında mahallinde zamanaşımı süresince mahallinde hüküm kurulması mümkün görülmüştür. Başkasına ait kimlik bilgileri kullanılarak sahte banka veya kredi kartı üretilmesi, satılması, devredilmesi, satın alınması veya kabul edilmesi eylemleri 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrasında, sahte banka veya kredi kartını kullanarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlanması ise anılan maddenin üçüncü fıkrasında birbirinden bağımsız ve ayrı ayrı suçlar olarak düzenlendiği, başkaları adına sahte banka veya kredi kartı üretme, satma, devretme, satın alma veya kabul etme eylemlerinde suçun mağduru kartı üreten banka ya da finans kuruluşu olması nedeniyle, kartı çıkaran banka sayısınca ve aynı bankaya ait birden fazla kartın kopyalandığında ise aynı suç işleme kararı ile işlendiğinin kabulüyle kendi içerisinde zincirleme şekilde 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü madde, bu sahte kartları değişik yer ve zamanda kullanarak menfaat temin etmesinin ise banka sayısınca 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesine uygun bulunacağı cihetle; 1. Duruşmadan usulüne uygun haberdar edilmeyen şikayetçi ... A.Ş'nin gerekçeli kararın tebliği üzerine hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, şikayetçi bankanın 5271 sayılı Ceza Muhakemes Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca kanun yollarına başvurma hakkı bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede; Şikayetçi ... A.Ş'nin davadan haberdar edilip delillerini sunma ve davaya katılma olanağı sağlanarak sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 234 üncü maddesine aykırı davranılması bozmayı gerektirmiştir. 2. Sanıkların, mağdura ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle bankalara müracaatla kredi kartları çıkartmaktan ibaret eylemleri nedeniyle banka sayısınca iki kez 5237 sayılı Kanun'un 245 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince cezalandırılması gerektiği halde iki bankaya yönelik eylemlerinin tek suç kabulü ile diğer banka ile beraber 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uygulanması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 48. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.02.2016 tarihli kararına yönelik şikayetçi banka vekili, sanıklar müdafileri ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddeleri gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz edilmeyen hüküm yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2021/6527, K. 2024/46, T. 08.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-ceza-dairesi-2021-6527-e-2024-46-k-84ac02b308a9