Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/3586 E. 2023/1056 K. – Hakkı Olmayan
Konu: Hakkı Olmayan Yere Tecavüz
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/3586
- Karar No
- 2023/1056
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakkı Olmayan Yere Tecavüz
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/121 E., 2016/205 K. SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 03.11.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında Taşınmaz Mal Zilyedliğine Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun'un 15 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 2 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır. 2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 Sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 ... maddesinin üç, altı, yedinci ve sekizinci fıkraları uyarınca 5 Ay hapis cezası ve 80,00 TL Adli para cezası ile cezalandırılmasına ve cezanın Ertelenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanık müdafiinin temyiz istemi suça konu taşınmazların bulunduğu 256 Adadaki parsellerin tamamının birbirine tecavüzlü görünüp bu durumun genel bir hatayı gösterdiğine, idarenin yapmış olduğu uygulamalardan kaynaklı hataların sanığa yüklenmeyeceğine, sanığın suç kastının bulunmadığına, mahkemece keşif yapılmadan kaymakamlığın ölçüsüne göre karar verilmesi nedeniyle eksik araştırmayla karar verildiğine, hükmün sevk maddesine göre değil 5237 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesine göre verildiğine, ayrıca Kaymakamlığın men kararlarının usulüne uygun olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine vesaireye ilişkindir. 2-Katılanlar vekilinin temyiz istemi bir nedene dayanmamaktadır. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın katılanların taşınmazlarına tecavüz etmesi nedeniyle 3091 sayılı Kanun gereği hakkında iki kez men kararı verildiği ve 3091 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu işlediği iddiasına ilişkindir. 2. Sanık hakkında şikayet üzerine Hasanbeyli Kaymakamlığınca yapılan soruşturma sonucu alınan teknik bilirkişi raporunda sanığa ait 256 Ada 97 numaralı parselin katılanlara ait 256 Ada 98 numaralı parsele 89.70 metrekare tecavüzünün bulunduğu, 256 Ada 104 numaralı parsele ise 21.74 metrekare tecavüzünün bulunduğu bildirilmiştir. 3. Sanık hakkında katılanlara ait suça konu taşınmazları işgal ettiği gerekçesiyle 3091 sayılı Kanun'a muhalefetten 16.06.2015 ve 16.07.2015 tarihli iki adet men kararı verilmiştir. 4. 5237 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesinin uygulanması ihtimaline binaen 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca sanığa ek savunma hakkı verilip, 12.01.2016 tarihinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Katılanlar ve sanığın itirazı üzerine ... 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/72 D.İş sayılı dosyasıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kaldırılmıştır. 5. Mahkemece duruşma günü taraflara tebliğ olmuş, sanık müdafii ve katılanlar duruşmaya katılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda verilen 12.01.2016 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 22.02.2016 tarih ve 2016/72 D. İş sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar kaldırılmış, mahkemece duruşma açılmış ancak sanığa gelmediği takdirde duruşmaya devam edilerek karar verileceği ihtarını da içeren meşruhatlı davetiye tebliğ edilmesi gerekirken, sanığın bilinen adresine yapılan meşruhatlı davetiyede "Duruşmaya gelmediğiniz takdirde uzlaşmadan vazgeçmiş sayılacağımız ihtar olunur" şerhi düşülüp, yokluğunda yargılama yapılmak suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 196 ncı maddesine aykırı davranılması nedeniyle verilen karar hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5841 sayılı Kanun'un birinci maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında katılanların taşınmazına tecavüz suçunun aynı Kanun'un 73 üncü maddesi gereğince şikayete bağlı olması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince taraflar arasında uzlaştırma girişiminde bulunulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule ve uygulamaya göre de; 1. Mahallinde teknik bilirkişiler eşliğinde keşif yapılıp, sanığın suça konu 256 Ada üzerinde bulunan tüm parsellerin birbirine tecavüzlü göründüğü ve bunun idarenin imar uygulanmasından kaynaklandığı yönündeki iddiaları da değerlendirilip sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerekmesine karşın, ilk derece mahkemesince idari men kararlarındaki raporlara dayanarak hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan dolayı mahkumiyet kararı verilmiş olmasına karşın, gerekçeli karar başlığına " Tüzel kişilere veya ... kişilere ait taşınmazlara tecavüz etme" yazılması, 3. Sanığa yüklenen suçun kesintisiz suçlardan olması nedeniyle, suç tarihinin hukuki kesintinin gerçekleştiği 03.11.2015 iddianame tarihi olacağı gözetilmeden gerekçeli karar başlığında 24.06.2016 olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.03.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2023 tarihinde karar verildi.